KAPANAN ÖZEL HASTANELER BİR AN ÖNCE AÇILMALI

Nisan 2024’te başlatılan ve kamuoyuna da yansıyan Yenidoğan Yoğun Bakım operasyonları, birçok özel hastanenin kapatılması ve ismi geçen kişilerin tutuklanmasıyla sonuçlanmıştır. Konunun medyada geniş yer bulması, sektörü ve işini layıkıyla yapmaya çalışan sağlık çalışanlarını ciddi derecede itibarsızlaştırmış, sektörde derin yaralar açmıştır.

Kamuoyuna yansıyan bu sorunların; kapatılan hastanelerde çalışanlara ve tedavi gören hastalara hem maddi hem de manevi zararları olmuştur. Bu süreçte İstanbul genelinde yürütülen operasyonlar ve yaşanan finansal sıkıntılar nedeniyle kapanan yirmiyi aşkın özel hastane bulunmaktadır. Bu kurumların her birinde ortalama 500 kişinin istihdam edildiğini varsayarsak, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde kurum başına yaklaşık 2.000 kişilik bir nüfus etkilenmektedir. Kapanan 20 hastane üzerinden yapılan genel bir hesaplama ise doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenecek kişi sayısının ortalama 40.000’e ulaştığını göstermektedir.

Tablo bu kadar açıkken; binlerce doktor, hemşire, temizlik personeli, güvenlik görevlisi, gece müdürü, radyoloji ve laboratuvar teknisyeni gibi pek çok sağlık çalışanı bir gecede işsiz kalarak hayatlarının en acı sürpriziyle karşı karşıya kalmıştır. Aylık rutin ödemeler, kira giderleri, kredi borçları ve çocukların okul masrafları gibi yaşamın her alanını sarsan bu olumsuz durumun devlet tarafından acilen ele alınması gerektiğine inanıyorum. Devlet kontrolünde ve düzenli denetim mekanizmalarıyla özel hastanelerin bir an önce yeniden faaliyete geçmesi hem sektörün prestiji hem de ekonomik istikrar açısından acil bir gereksinimdir.

Buradaki amacımız, herhangi bir kurumun veya kişinin tarafı olmak değil; tüm sağlık çalışanlarının emeğine sahip çıkmak ve toplumun sağlık hizmetine kolay erişimini yeniden sağlamaktır. Bu süreçteki temel talebimiz; kapatılan hastanelerin hukuka uygun, şeffaf ve kararlı denetim kriterleriyle, öncelik hak sahiplerine sunularak toplumun ihtiyaçlarına cevap vermek üzere tekrar açılması ve güçlendirilmesidir. Sağlık hizmetleri, toplumun en temel ihtiyacı olmasının yanı sıra büyük bir meslek grubunun da ana istihdam alanıdır. Hukukun üstünlüğü, hasta güvenliği, kamu yararı ve istihdam alanlarının daraltılmak yerine genişletilmesi ilkeleri doğrultusunda özel hastanelerin açılma kararının yeniden ve olumlu bir şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Özellikle COVID-19 salgınının yarattığı ayakta tedavi yoğunluğunda ve yoğun bakım ihtiyacında, özel sağlık kuruluşlarının ve sağlık personelinin en üst seviyede destek sunduğu aşikardır. Sektörün nefes alması, işsizliğin azalması ve bölgesel sağlık hizmeti ihtiyacının karşılanması adına kapanan özel hastaneler tekrar faaliyete geçmeli, geleceğini bu kurumlara bağlamış binlerce insana yeniden umut olmalıdır. Yıpranan özel sektör ve işini kaybetmiş tüm sağlık çalışanları adına en büyük temennimiz, eski çalışma atmosferine ve kurumlarına bir an önce kavuşmalarıdır.

Sağlıklı, huzurlu, alın terinin karşılık bulduğu ve insani değerleri yüksek bir çalışma hayatı dileğiyle…

Tolga GÜLER