50 YAŞ ÜSTÜ ERKEKLERE HAYATİ UYARI

Erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanseri, erken evrede belirti vermeden ilerleyebiliyor. Uzmanlar, özellikle 50 yaş üstü erkeklerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor.

Bayındır Söğütözü Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İzak Dalva, prostat kanserinin yaşla birlikte görülme sıklığının arttığını belirterek, erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde yükselttiğini söyledi. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC) 2024 GLOBOCAN verilerine göre, dünyada yaklaşık 1,55 milyon kişiye prostat kanseri tanısı konuldu. Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanserler arasında yer alırken, yaşam boyu yaklaşık her 8 erkekten 1’i bu hastalıkla karşılaşıyor.

Risk faktörlerine dikkat

Prof. Dr. Dalva, prostat kanseri riskini artıran başlıca faktörleri şöyle sıraladı:

  • 50 yaş ve üzeri olmak
  • Ailede prostat kanseri öyküsü bulunması
  • BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonları
  • Obezite ve diyabet
  • D vitamini eksikliği
  • Erkek tipi kellik

Erken evrede belirti vermeyebilir

Prostat kanserinin çoğu zaman sessiz ilerlediğini belirten Prof. Dr. Dalva, hastalık ilerlediğinde şu belirtilerin görülebileceğini söyledi:

  • İdrar yapmada zorlanma

  • Sık idrara çıkma

  • İdrarda kan

  • Ereksiyon sorunu

  • Bel, kalça ve sırt ağrıları

  • Halsizlik ve kansızlık

Bu şikâyetlerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı.

Erken tanı tedavi başarısını artırıyor

Prof. Dr. Dalva, vücudun diğer bölgelerine yayılmadan teşhis edilen prostat kanserinde tedavi başarısının yüksek olduğunu, hastaların büyük bölümünün kontrol altına alınabildiğini belirtti.

Tanıda PSA testi, rektal muayene, prostat MR’ı ve gerektiğinde MR füzyon biyopsisi gibi yöntemlerin kullanıldığını ifade eden Dalva, PSA testinin tek başına tanı koydurmadığını, diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sağlıklı yaşam riski azaltabiliyor

Prostat kanserinden korunmak için sağlıklı beslenme ve düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Dalva, düzenli egzersiz yapılmasını, ideal kilonun korunmasını, alkol ve yağlı gıdaların sınırlandırılmasını önerdi. Ayrıca domates, brokoli, nar, yeşil çay ile taze sebze ve meyvelerden zengin bir beslenme düzeninin destekleyici olabileceğini belirtti.