KALP ÇARPINTISININ ALTINDA YATAN 10 ÖNEMLİ NEDEN
Kalp çarpıntısı nedenleri, çoğu zaman stres veya heyecana bağlansa da altta yatan ciddi kalp hastalıklarının habercisi olabiliyor. Uzmanlar, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bayılma gibi belirtilerle birlikte görülen çarpıntının vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kaya Bilge, kalp çarpıntısının yaşam kalitesini düşüren yaygın bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, bazı ritim bozukluklarının kalp yetmezliği, inme ve ani kalp durması gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.
Çarpıntının her zaman stres kaynaklı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Bilge, “Bazı aritmiler zararsız olsa da çarpıntının altında ciddi ritim bozuklukları bulunabilir. Bu nedenle şikâyetler önemsenmeli ve uzman bir aritmi merkezinde değerlendirilmelidir. Erken tanı ve kişiye özel tedaviyle birçok ritim bozukluğu kalıcı olarak kontrol altına alınabilir.” dedi.
Çarpıntıya hangi belirtiler eşlik edebilir?
Kalbin hızlı, düzensiz ya da tekleme şeklinde atması olarak tanımlanan kalp çarpıntısına zaman zaman şu belirtiler de eşlik edebiliyor:
- Göğüs ağrısı
- Nefes darlığı
- Baş dönmesi
- Bayılma
- Çabuk yorulma
- Huzursuzluk
Prof. Dr. Bilge, özellikle şiddetli göğüs ağrısı, ani nefes darlığı, bayılma, konuşma bozukluğu veya felç bulgularıyla birlikte gelişen çarpıntının acil müdahale gerektirdiğini ifade etti.
Kalp çarpıntısını tetikleyen 10 neden
Uzmanlara göre kalp çarpıntısının en yaygın nedenleri şunlar:
Doğru tanı ve modern tedavi yöntemleri hayati önem taşıyor
Kalp çarpıntısının nedeninin doğru belirlenebilmesi için hastanın öyküsü ve fizik muayenesinin büyük önem taşıdığını belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kaya Bilge, çarpıntı sırasında çekilen EKG’nin tanıda en değerli yöntemlerden biri olduğunu söyledi.
Gerektiğinde Holter ve uzun süreli ritim kayıtları, ekokardiyografi, kan testleri, efor testi ve ileri kardiyolojik incelemeler ile ritim bozukluğunun tipi ve altta yatan kalp hastalığı araştırılıyor. Akıllı saat ve telefonlardan elde edilen ritim kayıtları da tanıyı destekleyen önemli veriler arasında yer alıyor.
Tedavinin ise altta yatan nedene göre planlandığını belirten Prof. Dr. Bilge, ilaç tedavisinin yeterli olmadığı veya ilaçların tolere edilemediği hastalarda kateter ablasyonu yönteminin öne çıktığını ifade etti. Kalpte ritim bozukluğuna neden olan bölgenin radyofrekans enerjisi veya kriyoterapi ile etkisiz hale getirildiği ablasyon tedavisinin birçok aritmi türünde kalıcı çözüm sağlayabildiğini belirten Bilge, modern üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde işlemin düşük radyasyonla, bazı vakalarda ise röntgen kullanılmadan gerçekleştirilebildiğini söyledi.
Bilge, hastaların büyük bölümünün işlemden sonraki 2-3 gün içinde günlük yaşamına dönebildiğini, ancak bazı ritim bozukluklarında tekrar görülebileceği için gerektiğinde ek tedavi veya yeniden ablasyon uygulanabileceğini sözlerine ekledi.








