ÜRE NEFES TESTİYLE H. PYLORİ TANISI KOLAYLAŞIYOR
Mide ağrısı, yanma, şişkinlik, hazımsızlık ve uzun süren reflü şikayetleri birçok farklı nedene bağlı gelişebiliyor. Uzmanlar, bu belirtilerin altında Helicobacter pylori (H. pylori) enfeksiyonunun da bulunabileceğine dikkat çekiyor. Bakterinin tespitinde kullanılan üre nefes testi, girişimsel işlem gerektirmeyen güvenilir tanı yöntemleri arasında yer alıyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Halil Genç, mide şikayetlerinin nedeninin doğru yöntemlerle araştırılmasının uygun tedavinin planlanması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Mide Asidinde Yaşayabilen Bakteri
Helicobacter pylori’nin salgıladığı üreaz enzimi sayesinde mide asidinden korunarak uzun yıllar yaşayabildiğini ifade eden Doç. Dr. Halil Genç, bakterinin zamanla mide astarına yerleşerek gastrit ve ülser gelişimine neden olabileceğini söyledi.
Endoskopiye Gerek Kalmadan Tanı
Genç, uygun hastalarda kullanılan üre nefes testinin aktif H. pylori enfeksiyonunun değerlendirilmesinde sık tercih edildiğini belirterek, testin cerrahi işlem, iğne veya endoskopi gerektirmeden uygulanabildiğini ifade etti.
Test Nasıl Uygulanıyor?
Test Öncesinde Bunlara Dikkat Edilmeli
Doğru sonuç alınabilmesi için test öncesinde bazı kurallara uyulması gerekiyor:
- En az 4-6 saat, tercihen 12 saat aç kalınmalı.
- Antibiyotikler 4-6 hafta, mide koruyucu ve antiasit ilaçlar ise en az 2 hafta önce hekim kontrolünde bırakılmalı.
- Testten önceki 3 saat sigara içilmemeli, test öncesinde diş fırçalanmamalı ve gargara yapılmamalı.
Tedavi Sonrasında da Kullanılıyor
Üre nefes testi yalnızca ilk tanıda değil, H. pylori tedavisi tamamlandıktan en az 4 hafta sonra bakterinin tamamen temizlenip temizlenmediğinin kontrolünde de güvenle kullanılabiliyor.
Doç. Dr. Halil Genç, “Mide ağrısı, yanma, şişkinlik ve hazımsızlık gibi yakınmaların birçok farklı nedeni olabilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakılarak tanı koymak doğru değildir. Hangi testin gerekli olduğuna ve tedavi planına hastanın klinik değerlendirmesi sonrasında hekim karar vermelidir.” dedi.





