HAYVAN ISIRMALARINDA İLK YARDIM

Keskin ve sivri dişlerden gelen ısırıklar derin delici yaralara neden olabileceğinden hayvan ısırıkları (kedi, köpek, at, eşek, yarasa gibi memeli hayvanlar) ciddi olabilir. Dokulara zarar vererek mikropların yayılmasına neden olabilirler. Bu şekilde doku hasarı varsa enfeksiyonu önlemek için acil yardım gereklidir. Ciddi bir enfeksiyon riski, sinir sisteminin potansiyel olarak ölümcül bir viral enfeksiyonu olan kuduzdur. Virüs, enfekte hayvanların tükürüğünden taşınır. Isırık dışında enfekte hayvanların tırmalama, salyalarının insan vücudundaki açık yaralarla, göz, burun ve ağız ile teması da virüsün bulaşmasında rol oynar.

Enfekte olduğu düşünülen hayvan saldırgan tavırları olup olmadığı, ışığa karşı hassasiyet ve sudan korkma yönünde eğilimleri açısından gözlemlenmelidir. Yaralı kuduz ve tetanoz riski yönünden uyarılmalı ve uygulanacak bir aşı takvimi için bir sağlık kuruluşuna sevki sağlanmalıdır.

Kuduz virüsüne karşı bir koruyuculuk sağlanmak isteniyorsa 28 günlük bir aşı takviminde 3 doz, virüs varlığı ya da virüs riski durumunda ise 4 dozluk aşı takvimi uygulanır. Potansiyel kuduz virüsü taşıdığı düşünülen hayvanın yakalanması ve 10 gün süreyle kontrol edilerek takibi virüsün var olup olmadığı yönünde kesin fikir vermesi açısından önemlidir. Ve hayvanın kuduz virüsü taşımadığı belirlenirse aşı uygulaması kesilir. Eğer hayvan ölmüşse de incelenmek üzere ilgili sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Hayvanın yakalanamadığı ve kontrol edilemediği vakalarda hayvanın kuduz olduğu varsayılarak aşılara devam edilmelidir. Kuduz aşısı bildirime tabi aşılardan olup şehirde polis, kırsalda jandarma tarafından takibi yapılmaktadır. Kuduz vakası görülen bölgenin karantina altına alınarak o bölgede enfeksiyonun yayılmasının önüne geçilmesi önemli bir husustur. Kişi sahipli bir hayvan tarafından ısırılmış ya da tırmalanmış ise hayvanın aşı kartları istenmelidir. Vahşi ya da sahipsiz bir hayvan tarafından ısırılmış bir kişinin hangi bölgede ısırıldığının ve hayvanın tanımlanarak yetkililere bildirilmesinin o bölgede oluşabilecek yeni vakaların engellenmesi açısından önemi büyüktür.

Tetanoz da herhangi bir hayvan ısırığı sonrasında potansiyel bir risktir. Yaralı tetanoz aşısı konusunda da uyarılmalı, bu aşıları olup olmadığı sorgulanmalıdır. Hiçbir zaman aşı yapılmadı, enjeksiyon sayısı ve zamanlaması konusunda kararsız ise muhakkak tetanoz aşısı yapılmalıdır.

Hafif yaralanmalarda öncelikle ısırılan, tırmalanan ya da hayvanın salyasının bulaştığı bölgenin bol sabunlu soğuk suyla beş dakika boyunca köpürtülerek temizlenmesi hastalığı büyük oranda engeller. Yara derinse ve kanama varsa temiz bir bez ya da steril bir ped üzerine doğrudan baskı uygulayarak ve yaralı kısmı kalp hizasının üzerine kaldırarak kanama kontrol altına alınmalıdır. Yara temiz bir bez ya da varsa steril bir ped ile kapatılmalıdır. Ayrıca yaralı bölgeye soğuk uygulanmalıdır. Ve yaralının bir sağlık kuruluşuna sevki yapılmalıdır.

Arı Sokmalarında İlkyardım

Genellikle bir arı, yaban ya da eşek arısı sokması tehlikeli olmaktan ziyade acı vericidir. Başlangıçta keskin bir ağrıyı, hafif şişlik, kızarıklık ve acı takip eder. Ancak birden fazla arı sokması ciddi bir reaksiyona neden olabilir. Herhangi bir ısırık ya da sokmada anafilaktik şoka yol açabilecek alerjik reaksiyon belirtilerini izlemek önemlidir. Kişiye cevap verebiliyorsa alerjik bir geçmişi olup olmadığı sorulmalıdır. Alerji belirtilerinden daha belirgin olarak anafilaktik şokta; solunum güçlüğü, sıkışan bir göğüsten, hastanın hırıltılı solumasına ve nefes nefese kalarak hava açlığına varacak derecelere kadar ulaşabilen durumlar, dil ve boğazda ve göz çevresinde belirgin şişlik, ciltte bakla bakla kırmızı, kaşıntılı kabarmalar gözlenir. Korku hissi, çırpınmalar, bilinç dalgalanmaları görülebilir. Şok belirtileri, çöküşe ve hastanın bilincinin tamamen gittiği koma durumları ve hastanın yaşamını kaybettiği durumlara kadar uzanabilir. 112 Acil Yardım hemen aranmalıdır. Yardım gelinceye kadar bilinç, solunum ve nabız gibi yaşam belirtileri izlenir ve kaydedilir. Bu durumda Temel Yaşam Desteği (Kardiyo Pulmoner Resüsitasyon) uygulamaya hazırlıklı olunmalıdır.

Anafilaksi gibi bir diğer özel durum da kişinin ağızdan ya da dilinden sokulması durumunda, ağız ve /veya boğazdaki dokuların şişmesi ve bunun sonucunda hava yolunun tıkanması riski vardır. Hava yolunu kaplayan dokuların şişmesini azaltmaya yardımcı olmak için kişiye emmesi için buz küpleri ya da yudumlaması için bir bardak soğuk su verilir. 112 Acil Yardım çağrılır.

Bu iki özel durum dışında; çevre kovanlar ve başka arı sokma tehlikesi yönünden değerlendirilmeli ve güvenli bir alana geçilmelidir. Kişi sakinleştirilmelidir. Ağrı ve şişlik azalıncaya kadar yaralı kısmı rahat bir pozisyonda tercihen yüksekte tutulmalıdır. Arının eğer iğnesi deri üzerinde gözüküyorsa, zehir kesesinden daha fazla zehir salmaması için bir kredi kartının kenarı veya tırnağınızla yanlara doğru kazınarak iğnenin deri ile teması kesilmelidir. İğneyi sıkıp kişiye daha fazla zehir enjekte edebileceğinizden cımbız kullanılmamalıdır. Bölgeye soğuk uygulanmalıdır. Arının soktuğu bölgeye doku tahrişine neden olacağından kesinlikle amonyak ve ısırılan bölgedeki dokularda iltihaba neden olabileceğinden çamur sürülmemelidir.

Yılan Isırmalarında İlkyardım

Ülkemize özgü tek zehirli yılan engerektir ve ısırığı nadiren ölümcüldür. Yine de yılanın zehirli ve öldürücü olabileceğini varsaymak daha güvenlidir. Yılana bağlı olarak zehir lokal doku tahribatına neden olabilir. Yayılıp sinir uyarılarını bloke ederek kalbin ve solunumun durmasına neden olabilir veya kanın pıhtılaşmasına ve ardından iç kanamaya neden olabilir. Doktorların doğru panzehiri belirlemesine yardımcı olmak için ısırma zamanının yanı sıra yılanın görünümüne de dikkat edilmelidir. Kendiniz ve başkalarının ısırılmasına engel olmak için önlem alın. Isırığın olduğu bölgede ağrısız ya da şiddetli ağrının olduğu, kızarıklık ve şişliğin gözlemlendiği bir çift delik izi yılan ısırığının tanısıdır. Kişide artan tükürük salgısı ve terleme, bulantı ve kusma, daha ileri safhada bozulmuş görüş ve zihinde bulanıklık, zor nefes alma ve solunum durması gözlemlenebilir. 112 Acil Yardım çağrılarak kişinin bir sağlık kuruluşuna sevki gerekir.

Yaralının başı ve omuzları yukarıda, kalbinin yara seviyesinin üzerinde olacak şekilde uzanmasına yardım edin. Yaralıya güven verin, sakin olmasını telkin edin. Yaralıyı hareketsiz tutun ve uzuvlarını hareket ettirmemesini söyleyin. Eğer mümkünse yaranın etrafını sabunlu suyla yıkayın. Temiz bir bez ya da gazlı bezle bölgeyi kurulayın. Yara kol ve bacaklarda ise zehrin vücuda dağılmasını yavaşlatmak için ısırık üzerine kan dolaşımını engellemeyecek şekilde basınçlı bandaj uygulayın. Yara baş ve boyun bölgesinde ise baskıyı yara çevresine yapın. Ödem riskini en aza indirmek ve zehrin etkisini hafifletmek için deriyle direkt temas etmeyecek şekilde buz aküsü, buz torbası ya da soğuk su ile kompres uygulayın. Zehrin emilimini hızlandırabileceği için bölgedeki kıyafetleri çıkarmayın. 112 gelinceye kadar bilinç, solunum ve nabız gibi yaşam belirtilerini izleyin ve kaydedin. Temel Yaşam Desteği (Kardiyo Pulmoner Resüsitasyon) uygulamaya hazırlıklı olun.

Kesinlikle turnike uygulamayın, yarayı bıçakla kesmeyin ve zehri emmeye çalışmayın.

Akrep Sokmaları ve Diğer Isırıklar

Bazı akrep, örümcek ve sivrisinek türlerinin ısırık ve sokmaları ciddi komplikasyonlara neden olabilir ve derhal tedavi edilmez ise ölümcül bile olabilirler.

Akrep sokmalarında yara bölgesinde ağrı, ağız, burun salgılarında artış, şişlik, iltihaplanma, kızarma, morarma, karın ağrısı, adale krampları, titreme ve karıncalanma, huzursuzluk, havale, bilinç dalgalanmaları görülebilir.

Yapılacak uygulamalar yılan sokmasında olduğu gibidir. Kişi sakinleştirilmeye çalışılır. Hareket ettirilmez. Sokulan bölgeye soğuk uygulanır. Kan dolaşımını engellemeyecek şekilde sokulan bölge üzerine sıkıştırıcı bandaj yapılır. Yara üzerine kesme, emme gibi hiçbir girişimde bulunulmaz.

Önemli Not: Tüm kara canlılarının ısırma ve sokmalarında yaralı bölgeye SOĞUK uygulanır.

Kene Isırmaları

Keneler çimenlerde veya ormanlık alanlarda yaşayan küçük örümcek benzeri yaratıklardır. Kendilerini bulundukları ortamdan geçen canlılara bağlarlar ve kan emmek için deriyi ısırırlar. Kan emerken kene yaklaşık bezelye büyüklüğüne kadar şişer ve kolayca görülebilir. Kene hastalık taşıyabilir (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi) ve enfeksiyona neden olabilir. Bu nedenle mümkün olan en kısa sürede tutunduğu deriden çıkarılmaları gerekir.

Keneyi tereyağı ya da vazelinle çıkarmaya, yakmaya veya dondurmaya çalışmak, kenenin bulaşıcı sıvıları kişiye kusmasına neden olabilir.

En doğru hareket kişinin riske girmemesi açısından bir sağlık kuruluşuna gitmesi ve orada gerekli müdahalenin yapılmasıdır.

Eğer bir sağlık kuruluşuna gitme imkânı yoksa bir cımbız kullanarak da kene çıkarılabilir. Cımbızı kişinin cildine mümkün olduğunca yakın tutarak kenenin boyun kısmından kavrayın. Sabit ve eşit basınç uygulayarak kafayı hızla yukarıya doğru çekin. Ağız parçalarının gömülü kalmasına veya kenenin etkili sıvıları cilde geri göndermesine neden olabileceğinden bükme veya sarsma gibi ani hareketlerden kaçının. Kenenin tanımlanabilmesi için ağzı kapalı plastik kaba konup sağlık kuruluşuna götürülmesi de önerilir.

Deniz Canlılarının Sokmaları

Denizanası, deniz kestaneleri, deniz anemonları, mercanlar, iskorpit, trakonya, vatozlar vb. yaralanmalara neden olabilirler. Bunların bir kısmı kendini deniz tabanında yatırarak bulunduğu gibi kimisi de kayalık bölgelerde yaşarlar. Dünyanın ılıman bölgelerinde bulunan türlerinin çoğu tehlikeli değildir. Ancak bazı tropikal türler ciddi zehirlenmelere neden olabilirler. Bazen ölüm göğüs kaslarının felcinden ve çok nadiren anafilaktik şoktan kaynaklanır.

Tanı türe göre değişse de genel olarak; ağrı, kızarıklık ve sokma yerinde şişlik oluşur. Kişide baş ağrısı, bulantı ve kusma gözlemlenebilir. Yaralanma geniş, kanamalı veya ciddi bir reaksiyon varsa 112’den yardım istenmelidir.

Yaralının oturması veya uzanmasını sağlayın. Etkilenen bölgeyi dayanabileceği kadar 40-41°C (104-106 °F) gibi ısıdaki suya sokun ya da o bölgeye ütü ile ısıtılmış havlu vb. gibi sıcak uygulayın. Yaz günü deniz kenarında oluşacak bir vakada etkilenen bölgeyi sıcak kuma yatırmak da pratik bir çözümdür. Bilinç, solunum ve nabız gibi yaşam belirtilerini izleyin ve kaydedin.

Denizanası çarpmasında etkilenen bölgeyi deniz suyu ile yıkayın. Deriye bulaşan asit kapsüllerini patlatıp durumun daha da kötüleşmesine neden olacağından etkilenen bölgeyi kesinlikle ovmayın. Denizkestaneleri, batıcı dikenlere sahip olup bu dikenler toksik etkiye sahip olduklarından öncelikle etkilenen bölgeyi sabunlu suyla yıkayın. Bu dikenler kolay kırılmaları nedeniyle derinin içinde kalabilirler. Çıkarılabilecek durumda olanları bir cımbız yardımıyla çıkarın. Etkilenen bölgeyi zeytinyağı ile masaj yaparak ve ufak basılar uygulayarak deriye gömülmüş olan iğnelerin çıkmasını sağlayın. İskorpit, trakonya, vatoz balıklarının iğneleri kanamalı derin yaralara neden olabilirler. Kanama bir bez, iki bez ve sıkıştırıcı bandaj mantığıyla durdurulmaya çalışılır. Yaralanmanın ciddiyeti ve enfeksiyon riskine karşı yaralının bir sağlık kuruluşuna götürülmesi gerekebilir.

Önemli Not: Tüm deniz canlılarının ısırma ve sokmalarında etkilenen bölgeye SICAK uygulanır.

Ecz. Muzaffer HAKSEL
İlk Yardım Eğitmeni