KANAMALARDA İLK YARDIM

Kanamalarda doğru ilk yardım uygulamaları hayat kurtarabilir. Uzmanlar, kanamayı kontrol altına almak ve şok gelişimini önlemek için doğru müdahalenin kritik önem taşıdığını vurguluyor.

Konuyu daha rahat anlayabilmemiz için kanamalarda ilk yardım konusuna girmeden önce “Dolaşım Sistemi ve Şok” hakkında bazı temel bilgileri paylaşmak istiyorum.

Biz ilk yardım eğitmenleri, dolaşım sistemi gibi karmaşık bir yapıyı; 15 yaşını doldurmuş, en az ilkokul mezunu olan ve öğrenmeye açık her bireye, ayrıntılara girmeden anlaşılır bir dille anlatırız.

Kalp ve damarlar dolaşım sistemini oluşturur. Bu sistem, kanı vücutta dolaştırarak hücrelere oksijen, besin, hormon ve koruyucu maddeleri taşırken, metabolik atıkları da uzaklaştırır. Kalp, çizgili kas yapısına sahip olmasına rağmen istemsiz çalışan tek organdır ve ritmik kasılmalarıyla kanı pompalar. Bu kasılmalar, kalpte oluşan elektriksel uyarılarla kontrol edilir. Kalp, göğüs kafesinde, halk arasında “iman tahtası” olarak bilinen göğüs kemiğinin (sternum) hemen arkasında yer alır.

Kalbin atardamar duvarına yaptığı basınca nabız denir. Nabız; kalbin atım gücüne, damarların esnekliğine, kan hacmine ve yoğunluğuna göre değişir. Normal nabız değerleri yetişkinlerde dakikada 60-100, çocuklarda 100-120, bebeklerde ise 100-140 arasındadır.

İlk yardımda nabız; yetişkin ve çocuklarda şah damarından, bebeklerde ise kol atardamarından değerlendirilir. Nabız alınan noktalar aynı zamanda kanamalarda kullanılan bası noktalarıdır.

Kan; atardamar, toplardamar ve kılcal damarlar aracılığıyla dolaşır. Atardamar kanamaları açık kırmızı renkte olup kalp atımlarıyla uyumlu şekilde fışkırarak akar ve en tehlikeli kanama türüdür. Toplardamar kanamaları koyu kırmızı renkte, sürekli akış şeklindedir. Kılcal damar kanamalarında ise kan sızıntı halinde görülür.

Ortalama bir yetişkinin vücudunda yaklaşık 5 litre kan bulunur. Bunun yaklaşık beşte birinin kaybedilmesi yaşamı tehdit eder. Kanın %55’i plazmadan, %45’i ise alyuvar, akyuvar ve trombositlerden oluşur. Alyuvarlar oksijen taşırken, akyuvarlar enfeksiyonlarla savaşır, trombositler ise kanın pıhtılaşmasını sağlar.

Şok Nedir?

Şok, dolaşım sisteminin yetersiz kalması sonucu beyin ve kalp gibi hayati organların yeterli oksijen alamamasıyla gelişen, acil müdahale gerektiren yaşamı tehdit eden bir tablodur.

En sık nedeni şiddetli kan kaybıdır (hipovolemik şok). Bunun yanında ciddi yanıklar, aşırı kusma ve ishal, kalp krizi (kardiyojenik şok), ağır enfeksiyonlar (septik şok), şiddetli alerjik reaksiyonlar (anafilaktik şok), karbonmonoksit zehirlenmesi (toksik şok), hipotermi, hipertermi, hipoglisemi ve omurilik yaralanmaları da şoka neden olabilir.

Şok belirtileri arasında;

  • Soğuk, soluk ve nemli cilt

  • Hızlı ve zayıf nabız

  • Hızlı, yüzeysel solunum

  • Dudak ve tırnaklarda morarma (siyanoz)

  • Baş dönmesi

  • Susuzluk hissi

  • Huzursuzluk

  • Bilinç bulanıklığı ve ilerleyen dönemde bilinç kaybı yer alır.

Kanamalarda İlk Yardım

Yaralıyı sakinleştirin ve gereksiz hareket etmesini önleyin. Kırık şüphesi varsa kesinlikle hareket ettirmeyin. Sıkı giysilerini gevşetin, üşümemesi için üzerini örtün.

Kanamayı durdurmak temel hedeftir.

  • Temiz bir bezle yara üzerine doğrudan baskı uygulayın.

  • Kanama devam ederse ilk bezi kaldırmadan üzerine ikinci bir bez koyarak baskıya devam edin.

  • Gerekirse sıkı bir bandaj uygulayın.

  • Kol veya bacaktaki şiddetli kanamalarda, kanama bölgesinin üzerindeki bası noktasına baskı uygulayın.

  • Kanayan kolu kalp seviyesinin üzerine kaldırın.

  • Yaralıyı sırtüstü yatırın ve bacaklarını yaklaşık 30 cm yükselterek şok pozisyonu verin.

Yarada saplanmış cam, bıçak gibi bir cisim varsa kesinlikle çıkarmayın. Basıyı cismin üzerine değil, çevresine uygulayın.

Gebeliğin son dönemindeki yaralılar mümkünse sol yanlarına doğru yatırılmalıdır.

Turnike Ne Zaman Uygulanır?

Turnike, yalnızca uzuv kopması bulunan, tüm bası yöntemlerine rağmen kanamanın durdurulamadığı veya çok sayıda yaralının bulunduğu afet gibi olağanüstü durumlarda başka seçenek kalmadığında uygulanmalıdır. Turnike uygulandıktan sonra uygulama saati mutlaka not edilmeli ve sağlık ekiplerine bildirilmelidir.

Kopan Uzvun Korunması

Kopan uzuv, temiz ve su geçirmez bir poşete yerleştirilmeli, ardından bu poşet buz veya soğuk su bulunan ikinci bir torbanın içine konulmalıdır. Kopan uzuv buzla doğrudan temas ettirilmemeli ve mümkün olan en kısa sürede, tercihen ilk 6 saat içinde, yaralıyla birlikte sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

Burun ve Kulak Kanamalarında İlk Yardım

Burun kanamasında kişi oturtulmalı, başı hafif öne eğdirilmeli ve burnun yumuşak kısmı 5-10 dakika boyunca sıkıştırılmalıdır. Başın geriye yatırılmaması gerekir. Kanama durmazsa aynı işlem tekrarlanmalı, devam etmesi halinde 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Kulak kanamalarında ise hafif kanamalar temiz bir bezle silinebilir; şiddetli kanamalarda kulak tıkanmadan gazlı bezle kapatılmalıdır. Bilinci açık olan kişinin başı ve omuzları yükseltilmeli, bilinci kapalıysa kanayan kulak üzerine yan yatırılmalıdır. Kulak veya burundan kanla birlikte sarı renkli sıvı gelmesi kafa içi yaralanma belirtisi olabileceğinden vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.

Ecz. Muzaffer HAKSEL
İlk Yardım Eğitmeni