KIRIKLARDA İLK YARDIM

Kemik; sert, sağlam ve güçlü olmasını sağlayan kalsiyum ve fosfor minerallerini içeren canlı bir dokudur. Doğumdan erken yetişkinliğe kadar kemikler, dış yüzeylerine kalsiyum depolanarak büyür. Ayrıca yaralanma sonrasında yeni doku oluşturma yeteneğine de sahiptirler.

Yaşlanma ve bazı hastalıklar kemikleri zayıflatarak kırılgan hale ve stres altında kırılmaya veya parçalanmaya yatkın hale getirebilir. Kendiliğinden geçen kalıtsal sorunlar (Osteogenesis imperfecta – Kırılgan kemik hastalığı), raşitizm, kanser ve enfeksiyonlar kemik bozukluklarına, kemiklerin çarpıklaşmasına ve zayıflamasına neden olabilir.

Yaşlılarda osteoporoz (kemik erimesi) sonucunda kemiklerin mineral yoğunluğunun azalması kırılmaya yatkınlığı artırır. Yaş almış kişilerde kırılmalar genelde düşme sonucunda oluştuğu düşünülse de olay çoğu zaman kemiğin erimesi sonucunda kendiliğinden kırılması ve bu nedenle kişinin düşmesi şeklinde gerçekleşir.

Kırık Nedir ve Nasıl Anlaşılır?

Kemikte oluşan kırık veya çatlağa fraktür denir. Ağırlıklı olarak ağır bir darbenin alındığı noktada oluşabileceği gibi bükülme veya burulma gibi dolaylı bir kuvvet sonucunda da meydana gelebilir.

Kırık Belirtileri:

  • Hareketle artan şiddetli ağrı

  • Şekil bozukluğu, hareket ve kuvvet kaybı

  • Damar yaralanmalarına bağlı kanama, ödem, şişlik ve morarma

  • Kırık bölgesinde nabız alınamaması, soğukluk ve solukluk

  • Açık kırıklarda kemik uçlarının dışarıdan görünmesi

  • Büyük kemik (leğen, uyluk vb.) kırıklarında ağrı ve kanamaya bağlı şok tablosu

  • Omurga kırıklarında yapılan değerlendirmede hassasiyet, çukurluk ve kaymalar; kaburga kırıklarında ise “Yelken Göğüs” durumu.

Kırık Çeşitleri

1. Açık ve Kapalı Kırıklar

  • Açık Kırık: Kırık kemik uçlarından biri deriyi delerek dışarı çıkar. Enfeksiyon riski son derece yüksektir.

  • Kapalı Kırık: Deri bütünlüğü bozulmamıştır ancak kemikler yerinden oynayarak iç kanamaya yol açabilir.

  • Çatlaklar: Görünür bir kırık çizgisi olmayan, röntgen/MR/BT ile teşhis edilen hafif kemik yaralanmalarıdır.

2. Stabil (Kararlı) ve İnstabil (Kararsız) Kırıklar

  • Stabil (Kararlı) Kırık: Kırık uçlarının tam kopmaması veya darbe nedeniyle hareket edememesi durumudur (el bileği, omuz, kalça vb.).

  • İnstabil (Kararsız) Kırık: Kırık kemik uçları kolayca hareket eder. Çevredeki damar, sinir ve organlara zarar verme riski oldukça yüksektir.

Kritik Uyarı (Makaslama Hareketi): Kırıklarda yaralı hareket ettirildiğinde kemiğin keskin uçları bir jilet gibi makaslama hareketi yaparak etraftaki damar ve sinirleri kesebilir. Bu durum kalıcı felçlere yol açabilir. 112 ekiplerinin ulaşabildiği durumlarda yaralıyı kesinlikle kımıldatmamak en doğru müdahaledir.

Genel Kırık Müdahalesinde İlk Yardım Adımları

  1. Hayati Tehlikeyi Kontrol Edin: Bilinç ve solunum önceliklidir. Solunum yoksa derhal CPR (Temel Yaşam Desteği) başlatılmalıdır.

  2. Yaralıyı Hareketsiz Tutun: Yangın, çökme gibi ekstra tehlikeler yoksa yaralı olay yerinde sabitlenmelidir.

  3. Dolaşımı Kontrol Edin: Kırığın ilerisindeki bölgede nabız, his, deri rengi ve sıcaklığı kontrol edilmelidir.

  4. Ödem Önlemi Alın: Kol yaralanmalarında yüzük, saat, bilezik gibi takılar hemen çıkarılmalıdır.

  5. Kanamayı Durdurun: Dışarı çıkmış kemik uçlarına asla doğrudan bası uygulanmamalı, çevresinden ve üst nabız noktasından baskı yapılmalıdır.

  6. Açık Kırığı Örtün: Yara üzeri steril gazlı bezle kapatılmalıdır.

  7. Soğuk Uygulama: Ödemi azaltmak için kırık bölgesine beze sarılı buz uygulanmalıdır.

  8. Atelle Sabitleme (Tespit): 112’nin gelemediği durumlarda kırık bölge; tahta, karton gibi sert malzemelerle (atel) alt ve üst komşu eklemleri içine alacak şekilde sabitlenmelidir. Parmaklar dolaşım takibi için açıkta bırakılmalıdır.

  9. Yiyecek ve İçecek Vermeyin: Ameliyat ihtimaline karşı hasta kesinlikle aç tutulmalıdır.

Özel Bölge Kırıklarında İlk Yardım

1. Kafatası ve Yüz Yaralanmaları

  • Kulak veya burundan gelen berrak sıvı/sulu kan, göz çevresinde morluklar kafatası içi kanama işaretidir.

  • Yüz Kırıkları: En büyük risk kan veya şişmiş dokunun hava yolunu tıkamasıdır. Ağızdaki kan ve kırık dişler tükürtülmelidir. Yüzün alt kısmına veya çeneye asla bandaj yapılmamalıdır.

  • Bilinç kapalı ve solunum varsa, kanın içeri kaçmaması için yaralı taraf aşağıda kalacak şekilde kurtarma pozisyonu verilir.

2. Omurga Yaralanmaları

  • Yüksekten düşme veya trafik kazalarında omurga hasarından şüphelenilmelidir.

  • Yaralının başının arkasına diz çöküp eller başın her iki yanına konularak baş-boyun-gövde ekseni korunmalıdır. Baş ve boyun rulo yapılmış havlu/palto ile desteklenmeli, 112 gelene kadar kesinlikle hareket ettirilmemelidir.

3. Pelvis (Leğen Kemiği) Yaralanmaları

  • Şiddetli iç kanamaya ve “Tahta Karın / Sert Karın” tablosuna yol açarak hızla şoka neden olabilir.

  • Müdahale: Bacaklar kesinlikle yukarı kaldırılmaz! Hasta sırtüstü düz yatırılır, rahat etmesi için dizlerinin altına katlanmış giysi/yastık konularak hafifçe bükülebilir. Sağlık kuruluşuna sevk gerekiyorsa iki bacak arasına dolgu malzemesi konulup bacaklar birbirine bağlanarak sabitlenir.