OZON TEDAVİSİNİN ÇOK YÖNLÜ FAYDALARI

Uzm. Dr. Meryem Özbaş Günay ile çok yönlü faydaları bulunan ozon tedavisi hakkında görüştük. Değerli Uzman Doktorumuz Sn. Özbaş Günay ile ozon tedavisinin tedavilerdeki yerinden bağışıklık sisteminin desteklenmesine ve hastaların ruh sağlığına katkılarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirdiğimiz röportajımızı keyifle okumanızı dileriz.

Kliniğinizde uyguladığınız ozon terapinin tedavilerdeki yeri nedir?

Ozon tedavisini kliniğimizde birçok alanda kullanmaktayız. Hem romatizmal hastalıklarda, kireçlenme hastalıklarında, boyun-bel fıtığı ya da yumuşak doku romatizması dediğimiz fibromiyalji rahatsızlıklarında hem de güzellik ve estetik uygulamalarında başvurduğumuz bir terapidir.

Cildin gençleştirilmesi, leke tedavisi, yeni saç çıkarılması, saçların canlandırılması veya ozon lipoliz dediğimiz göbek bölgesindeki yağların eritilmesinde; ayrıca diyabetik ayak yaralarının torba ozon uygulaması, damardan ozon verilmesi gibi bakım ve tedavilerde de kullanılmaktadır.

Lokal ozon uygulamaları kapsamında tetik noktalara enjeksiyon yapılmasının yanı sıra, hiçbir tedaviye yanıt vermeyen mesane enfeksiyonları ve vajinal enfeksiyon gibi dirençli enfeksiyonların tedavisinde de kullanılmaktadır.

Geçmeyen sinüzitlerde akciğerlerin ve üst solunum yollarının desteklenmesi amacıyla nazal ozon ve kulaktan ozon uygulamaları yapıyoruz. Bunun dışında kol veya bacak için torbalama yöntemiyle de ozon tedavisi uyguluyoruz. Kısacası ozonun kullanım alanı oldukça geniştir.

Hastalar en çok hangi nedenlerle ozon tedavisine başvuruyor?

Kronik yorgunluk, bağışıklık sistemini güçlendirme ve romatizmal hastalıkları olup mevcut tedavilere cevap vermeyen, yoğun ağrıları nedeniyle yaşam kalitesi düşen hastalar başvuruyor. Ayrıca kemoterapi ve radyoterapi nedeniyle yorgun düşmüş kanser hastaları da önemli bir hasta grubunu oluşturuyor.

Özellikle ağrılarının azalmasını, bağışıklıklarının güçlenmesini ve enfeksiyonların tekrarlamamasını isteyen hastaların sayısı oldukça fazladır.

Bu uygulama her mevsim yapılabiliyor mu?

Evet. Ozon tedavisi dört mevsim uygulanabilen doğal bir tedavi yöntemidir. Herhangi bir kimyasal madde kullanılmadığı için önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Ben bunu çok özel ve etkili bir tedavi yöntemi olarak görüyorum. Kendime de 15 günde bir ozon tedavisi uyguluyorum. Bu sayede hasta olmuyorum, yorgun hissetmiyorum, enerjik kalıyorum ve bağışıklığım daha güçlü oluyor.

Ozon tedavisi ruh sağlığına da olumlu katkı sağlar. Stres hormonlarını düzenler, kan şekerinin hücre içerisine girmesini kolaylaştırır, insülin direncini azaltır ve damarların tansiyon ile şeker nedeniyle gördüğü hasarın onarılmasına katkı sunar.

Örneğin damarlardan nitrik oksit salgılanmasını artırarak tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Diyabet hastalarında ilaç ve insülin ihtiyacını azaltabilir, bazı hastalarda ise insülin direncinin kırılmasıyla ilaç kullanımının sonlandırılmasına kadar varan başarılı sonuçlar görülebilir.

Diyabetik ayak yaralarının tedavisinde ozon terapinin başarısı hakkında neler söylenebilir?

Diyabetik ayak yaraları olan hastalar bize oldukça sık başvuruyor. Bu vakalarda kangrene ilerleme riski bulunduğundan uzuv kaybı söz konusu olabiliyor.

Ancak uygun hastalarda ozon tedavisi uygulandığında hastalar tamamen iyileşebiliyor ve uzuv kaybı yaşamadan günlük hayatlarına devam edebiliyorlar.

Bu nedenle hastaları mümkün olduğunca erken dönemde tedaviye alıyoruz. Kliniğimizde bu hastalara damardan ozon, torbalama yöntemi, lokal ozon enjeksiyonları ve ozon yağı uygulamalarını birlikte kullanıyoruz.

İnsülin direnci ve diyabet tedavisinde de ozondan yararlanıyoruz. Tedaviye düşük dozla başlayıp dozu kademeli olarak artırıyoruz. Belirli seanslardan sonra kan şekerinin dengelendiğini, ilaç ve insülin ihtiyacının azaldığını gözlemliyoruz.

Ozon, kan şekerinin hücre içerisine girişini kolaylaştırırken damar, göz, böbrek ve sinirlerde oluşabilecek diyabet kaynaklı hasarların azaltılmasına da katkı sağlar.

Diyabet hastalarında başarılı bir tedavi sonrasında ozon tedavisine devam edilmesini öneriyor musunuz?

Evet, öneriyoruz.

Tedaviyi tamamlayan hastalarımıza ayda bir hatırlatma dozu uygulanmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü ozon bağışıklık sistemi üzerinde aşı benzeri bir hatırlatma etkisi oluşturuyor.

Hatırlatma dozu ayda bir ya da üç ayda bir uygulanabilir. Böylece elde edilen iyilik hali uzun süre korunmuş olur.

Ozonun hangi formları kullanılmaktadır?

Ozon yağının oldukça geniş kullanım alanı vardır.

Özellikle yara bakımında ozon pomat kullanıyoruz. Bunun yanında ozon serum; cildi nemlendirmek, kırışıklıkları azaltmak ve cilt bakımını desteklemek amacıyla uygulanmaktadır.

Ayrıca güneş koruyucu ozon yağı, diş macunu ve şampuan gibi farklı ürün formları da bulunmaktadır.

Ozon, hastalıkların tedavisinde destekleyici; sağlıklı bireylerde ise iyilik halinin korunmasına katkı sağlayabilir diyebilir miyiz?

Elbette.

Ozon tedavisi stres hormonları olan kortizol ve adrenalini dengelerken, mutluluk hormonu serotonin seviyesinin yükselmesine de katkı sağlayabilir.

Bu nedenle kişi kendisini daha huzurlu, sakin ve mutlu hissedebilir. Uyku bozukluğu veya depresif ruh hali yaşayan hastalarda da destekleyici amaçla kullanılabilmektedir.

Ozon tedavisinin romatizmal hastalıklar üzerindeki etkileri nelerdir?

Romatizmal hastalıklarda ozon tedavisinin önemli katkıları bulunmaktadır.

Bu hastalarda kullanılan ilaçlar zamanla böbrek ve karaciğer üzerinde yan etkilere neden olabilir. Bazı hastalar ilaçlarını kullanamaz hale gelebilir.

Düzenli ozon tedavisi alan hastalarda ağrıların azaldığını ve yaşam kalitesinin arttığını görüyoruz.

Fibromiyalji hastalarında da dolaşımın desteklenmesi sayesinde olumlu sonuçlar elde edilmektedir. Egzersiz ve yürüyüşle birlikte uygulandığında etkisi daha da artmaktadır.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla ozon tedavisi ne sıklıkla uygulanmalıdır?

Sağlıklı bireylerde iki haftada bir uygulanabilir.

Hastalığın durumuna göre ise haftada bir, haftada iki hatta bazı ağır enfeksiyonlarda her gün uygulanması gerekebilir.

Ozon tedavisinde yaş sınırı var mıdır?

Sağlık Bakanlığı tarafından 2014 yılında yayımlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Yönetmeliği kapsamında ozon tedavisi 13 yaş ve üzerindeki bireylere uygulanabilmektedir.

Uzm. Dr. Meryem Özbaş Günay Kimdir?

Uzm. Dr. Meryem Özbaş Günay, 1978 yılında İzmir’de doğmuştur.

2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, uzmanlık tezini Ankilozan Spondilit üzerine hazırlamıştır.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlık eğitimini 2010 yılında İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlamıştır.

Yaşam koçluğu, nöral terapi, ozon tedavisi, akupunktur, fonksiyonel tıp, mezoterapi ve proloterapi alanlarında eğitim almıştır.

Evli ve iki çocuk annesi olan Uzm. Dr. Meryem Özbaş Günay, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, akupunktur, fonksiyonel tıp ve ozon terapi uygulamalarını kendi kliniğinde sürdürmektedir.