TATİL KALBİ SENDROMUNA DİKKAT
Tatil dönemlerinde değişen uyku düzeni, susuz kalma, yoğun stres ve aşırı yemek yeme gibi alışkanlıklar kalp ritim bozukluklarını tetikleyebiliyor. Uzmanlar, uzun süren çarpıntı, göğüs ağrısı ve bayılma gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Yaz tatili ve bayram dönemlerinde değişen yaşam alışkanlıkları kalp sağlığını da etkileyebiliyor. Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, daha önce kalp hastalığı bulunmayan kişilerde bile tatil döneminde ortaya çıkabilen geçici ritim bozukluklarının “tatil kalbi sendromu” olarak adlandırıldığını söyledi.
Prof. Dr. Koylan, bu tabloda en sık görülen ritim bozukluğunun kalbin düzensiz ve çoğu zaman hızlı atmasına neden olan atriyal fibrilasyon olduğunu belirterek, uzun süren çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti
Nörogelişimsel bozuklukların, çocukluk döneminde başlayan ve bireyin bilişsel, sosyal, dil, motor ve davranışsal gelişimini etkileyen bir grup gelişimsel durum olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Tıbbi literatürde, özellikle DSM-5 tanı kriterlerine göre bu bozukluklar altı ana başlık altında incelenir.” dedi.
Tatil alışkanlıkları kalp ritmini bozabiliyor
Tatil kalbi sendromunun özellikle yaz aylarında, bayramlarda ve uzun tatillerde daha sık görüldüğünü belirten Koylan, sendromun yalnızca ileri yaştaki kişilerde ya da kalp hastalarında değil, daha önce kalp sorunu yaşamamış kişilerde de gelişebileceğine dikkat çekti.
Düzensiz uyku, yoğun fiziksel ve duygusal stres, susuz kalma, geç saatlere kadar süren eğlenceler, ağır yemekler ile aşırı kafein ve enerji içeceği tüketiminin kalbin elektriksel dengesini bozarak ritim bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini söyleyen Koylan, susuzluğa bağlı elektrolit dengesizliklerinin de riski artırdığını vurguladı.
Bu belirtiler varsa gecikmeyin
Tatil kalbi sendromunda en sık görülen belirtiler arasında ani başlayan çarpıntı, düzensiz veya hızlı kalp atışı hissi, nefes darlığı, baş dönmesi, halsizlik ve göğüste rahatsızlık hissi yer alıyor.
Prof. Dr. Koylan, çarpıntının uzun sürmesi, göğüs ağrısı, bayılma veya bayılacak gibi olma, şiddetli nefes darlığı ve soğuk terleme gibi belirtilerin ciddi ritim bozukluğu ya da kalp krizinin habercisi olabileceğini belirterek, bu durumda acil tıbbi değerlendirme gerektiğini söyledi.
Tanıda tetikleyiciler araştırılıyor
Tanı sürecinde öncelikle şikâyetlerin ne zaman başladığı ile son günlerde aşırı alkol tüketimi, uykusuzluk, yoğun stres veya susuz kalma gibi tetikleyicilerin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koylan, fizik muayenenin ardından EKG ile kalp ritminin incelendiğini söyledi.
Gerekli görülen hastalarda Holter ritim kaydı, kan testleri, elektrolit ve tiroit değerleri ile kalp kası hasarını gösteren tetkiklerin yapılabildiğini ifade eden Koylan, ekokardiyografi ile de kalbin yapısal olarak değerlendirdiğini kaydetti.
Prof. Dr. Nevrez Koylan, tatil dönemlerinde kalp ritmini korumak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, şüpheli belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.







