ÇOCUKLARDA SPOR BİLİNCİ VE PROFESYONELLİĞE ADIM
Günümüzdeki teknolojik gelişmeler bireylerin daha hareketsiz bir yaşamı tercih etmelerine neden olmuş ve bu hareketsiz yaşam tarzı, çocukları da etkilemiştir. Gelişim sürecinin en hızlı yaşandığı çocukluk döneminde devam eden kazanımlar, bireylerin ileriki yaşlarda sergileyecekleri tutum ve davranışların temelini oluşturmaktadır. Çocuklar hareket ederek, oyun oynayarak mutlu olmaktadırlar. Yapılan araştırmalar, fiziksel aktivite ile sporun; çocukların özgüven kazanmalarına, bedenlerini tanımalarına, sosyalleşmelerine, dünyayı keşfetmelerine, sağlıklı büyümelerine ve gelişmelerine değerli katkılar sunduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Dünya standardında bir futbol eğitimi imkânı sunan Büyük Altay Futbol Akademi’nin Teknik Sorumlusu Alp Ergin ile yaptığımız röportajımızda, sporun çocuk sağlığı üzerine olan etkisini konuştuk.
Alp Bey, sporla tanışmanız nasıl oldu?
Doğuştan gelen bir spor aşkı vardı. Çocukluğumdan beri futbola karşı bir sempatim vardı. 8 yaşındayken, Altay’ın altyapısıyla futbola başladım. Spor okulundan, A Takıma kadar olan bu süreçte, çok değerli hocalarla çalışma imkanı buldum ve bu sayede iyi bir futbol altyapısına sahip oldum. 17 yaşında profesyonel mukaveleye imza atıp hayalim olan Altay’ın A takımında oynamaya başladım ve 5 yıl boyunca Altay Spor Kulübüne profesyonel anlamda hizmet ettim. Profesyonelliğe kadar olan süreçte, 8 yaşımdan 17 yaşıma kadar böyle bir serüvenim oldu. Ayrıca futbol kariyerimi akademik eğitim ile desteklemek için Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO)’nda eğitim aldım.
17 yaşından günümüze geldiğinizde, bulunduğunuz noktadan bahsedebilir misiniz?
17 yaşında profesyonel olduktan sonra, 5 yıl yetiştiğim Altay Spor Kulübü’ne profesyonel anlamda hizmet ettim. Daha sonra Türkiye’nin çeşitli kulüplerinde forma giydim. Boluspor, Osmanlıspor, Kocaeli Birlik ve en son Tuzlaspor olmak üzere toplam 5 ayrı kulüpte 15 yıl futbol oynadım ve sonrasında futbol kariyerimi noktaladım. Futbol kariyerimi noktaladıktan 6 ay sonra Paris Saint-Germain Academy (PSG)’den teklif aldım. İlk antrenörlük deneyimim orada başladı ve lisanslarımı burada tamamladım. C Lisans, B Lisans ve şu anda da UEFA A Lisans adayıyım. PSG’deki 3,5 yıllık deneyimimin ardından ekibimiz ile aidiyet duygusu hissettiğimiz ve bizi yetiştiren kulübümüze geri dönüş yaparak orada hizmet etmeye başladık. Kendi akademimizi kurduk. Bugünden itibaren tüm futbol deneyimimizi, antrenörlük tecrübemizi yeni nesillere aktarmak için bu uzun yolculukta Büyük Altay Futbol Akademi ismi ile yola çıktık.
Düzenli yapıldığında, sporun bireyin hayatına etkisi nasıl olur? Sporu hayatının bir parçası haline getiren biri olarak neler söylersiniz?
Öncelikle, tüm sporcularımıza ve velilerine de söylediğimiz bir gerçek var; spor hayatı içinde rekabet ve mücadele barındırıyor. Başarıya giden hedef uğruna, engelleri aşarken aynı zamanda kendi öz kontrolüne de dikkat etmen gerekiyor ve bunun alışkanlığını edinebiliyorsun. Aynı zamanda kötü alışkanlıklardan uzak kalabiliyorsun. Kişisel gelişim ve sağlıklı bir hayat tarzı inşa etme anlamında, sporu hayatlarına entegre etmelerini tüm velilerden ve sporculardan istiyoruz. Bunu meslek haline getirsinler veya getirmesinler, bireyi hem özel hem sosyal hem de okul hayatında desteklediğini düşünüyoruz.
Çocukların profesyonel anlamda sporcu disiplinini alabilmeleri için kaç yaşında spora başlamalarını tavsiye edersiniz?
Biz PSG’de 3 yaşından itibaren almaya başlıyorduk, şu an Büyük Altay Futbol Akademi’de bunu 5 yaşına çıkardık. Bir felsefe var biliyorsunuz, “Ağaç yaşken eğilir”. Öncelikle çocuklarımızı futbol materyalleriyle, saha içi futbol terminolojisi ile tanıştırırsak, daha sonra temel eğitim vereceğimiz noktalara çok daha kolay geçiş sağlayabiliyoruz. O yüzden 3 yaşı da çok erken buluyorum açıkçası. Çünkü futbol değil de daha çok motor becerisini geliştirmede yardımcı olabileceğimiz çağlar. 5 yaşındayken artık tamamıyla algıları açık ve çocuğa daha çok veri işleyebileceğimizi düşündüğümüzden dolayı 5 yaşı başlangıç noktası olarak ideal buluyorum.
Sporun çocuklar üzerindeki etkisini nasıl değerlendirirsiniz?
Biz Büyük Altay Futbol Akademi’de felsefemizi topçu yetiştirmek değil, ahlaklı, karakterli bir birey ve futbolcu yetiştirmek üzerine belirledik. O yüzden sadece saha içi eğitimi değil, saha dışı olarak da birçok desteğimiz var. Bunlardan biri çocuklarımıza sunduğumuz pedagojik eğitim… Bu eğitim sayesinde çocuklarımızın haftalık gelişimini takip ederek onlara destek oluyoruz. Ayrıca verilen psikolojik destek sayesinde, sporcularımızın maç atmosferinde tribündeki seyircinin olumlu ya da olumsuz baskısını kontrol etme alışkanlığını da kazanmasını amaçlıyoruz.
Üzerinde özellikle durduğumuz bir konu da gelişim çağında olan sporcularımızın sağlıklı beslenmesidir. Bu noktada alanında son derece yetkin olan Dr. Murat Balanlı ile çalışarak çocuklarımızın düzenli ve dengeli beslenmeleri için yol gösteriyoruz.
Ayrıca sporcularımızın sağlıklı bir iskelet sistemine ve ayak yapısına sahip olmaları için çözüm ortaklarımızdan Ortomer Ortez Protez Yapım Merkezi ile çalışarak “Ayak Tabanı Analizi” yaptırıyor, bu analiz sonucuna göre de tabanlık öneriyoruz. Bu test ile gelişim çağında ortaya çıkabilecek yürüyüş bozukluklarının ve mekanik arızalarının önüne geçmeyi, sporcularımızın sakatlık riskini en aza indirmeyi ve performanslarını yüzde 100 açığa çıkarmalarını sağlamayı amaçlıyoruz.
Tüm bunların yanında çocuklarımıza ayrıca İngilizce eğitimi de veriyoruz. Profesyonel sporculuk hayatına geçişte; hem saha içinde yabancı uyruklu futbolcularla iletişim kurmak hem de yurt dışında spor hayatlarını başarıyla sürdürmek için futbol terminolojisinin İngilizce olarak da bilinmesi gerekiyor. Dolayısıyla İngilizce öğretmenimiz ile çocuklarımıza İngilizce futbol terminolojisi eğitimi veriyoruz. Dediğimiz gibi, topluma faydalı bir birey yetiştirmek öncelikli hedefimiz… Tabi ki bunu futbolla birlikte entegre ettiğimiz zaman kalıcı başarılar sağlayabiliyoruz. Yani futbolcuyu bir yere getiren yeteneğidir ama orada kalmasını sağlayan şey karakteridir. Bu felsefeyle yola çıkarak, uzun yıllar hem Altay Spor Kulübüne hem Milli Takıma hizmet edecek sporcular yetiştirmek gayemiz.
Büyük Altay Futbol Akademi öğrencilerine ne imkanlar sunuyor?
Çok deneyimli bir teknik kadromuz var. Sosyal medya hesaplarımızdan ve internet sitemizden bunları görebilirsiniz. Biz PSG’den aynı ekip halinde Büyük Altay Futbol Akademi’ye geçtik. Şu anda net bir şekilde söyleyebilirim, sadece Türkiye değil Dünya standartlarında bir futbol eğitimi hizmeti veriyoruz. Çok araştıran, deneyimli, okuyan, kendini geliştiren bir ekibe sahibiz. Bu ekibi kurarken ince eleyip sık dokuyup gerçekten de sporculara en iyi şekilde tecrübelerini aktarabilecek bir ekip oluşturduk. Saha içi hizmetlerimizden bahsedecek olursak, ekibin dışında, bizlere uyum sağlayan ciddi yatırımlar yaptık. Şu anda Dünya’nın önde gelen kulüplerinin kullandığı saha içi materyallere sahibiz akademi olarak. Bu şekilde futbolcuların çok daha iyi algılayabilmesini, hareketleri çok daha kolay yapabilmesini sağlayacak saha içi antrenman materyallerimizle birlikte çalışıyoruz.
Profesyonel futbolu çocukları için düşünen aileler için neler söylemek istersiniz?
Ailelerin, çocukların omuzlarında bir yük oluşturmamak adına “Sen futbolcu olacaksın, biz senin futbolcu olmanı istiyoruz.” tarzında ifadeler kullanmamalarını ve bu bakış açısıyla bakmamalarını istiyoruz. Çünkü futbolcu olmak, birçok parametreyi beraberinde getiren bir şey. Çok yetenekli olmak, çok iyi bir mental sağlığa sahip olmak, çok mücadeleci bir yapıya sahip olmak yetmiyor. Birçok parametrenin buluşmasıyla ilgili bir durum. O yüzden gerçekten disiplinli bir yaşam tarzı gerekiyor. Her işin bir bedeli olduğu gibi futbolun da bedeli; gençliğin verdiği en güzel çağları çok disiplinli, öz kontrolümüzü çok yüksek tutabileceğimiz, şahsi zevklerimizden ödün verebileceğimiz bir zaman dilimi olarak yaşamak… O yüzden beslenmeden, çalışmaya kadar çok disiplinli, araştıran, yeniliklere açık, gelişime müsait gençler olunması lazım ki profesyonelliğe geçiş yapabilsinler. Saydığım şeyler olmazsa, hiçbir şekilde bu meslekte başarılı bir noktaya gelemezler.





