ERCAN ÜRER’DEN SAĞLIK SEKTÖRÜNE GENÇ BAKIŞ
Hastaların hastaneye başvuruları sonrası nakil sürelerini kısaltmak ve en uygun sağlık merkezine sevkini sağlamak, sağlık sektörünün önemli sorunlarından biridir. Tolga Güler kuruculuğunda oluşturulan Türkiye Özel Hastaneler Gece İşletme Müdürleri Birliği (ÖHGEM) ise bu sürece katkı sunmak üzere oluşturulmuş bir yapılanma olarak karşımıza çıkmaktadır. ÖHGEM Gençlik yapılanması da birlik içerisinde yeni bir oluşum olup, sağlık sektöründeki genç gece işletme müdürlerini bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. ÖHGEM Gençlik yapılanmasının projelerine ve sağlık sektörüne bakışına yönelik sorularımızı Başkan Ercan Ürer yanıtladı.
Sektör ile ilgili yapmış olduğunuz projeden bahseder misiniz?
Sağlık sektöründe benimle aynı görevi yürüten arkadaşlarım ile birlikte hasta transferlerini hızlandırmak, hastaya zamanında ve yerinde tedavi süreçlerinde ilk adım olmak adına bir proje geliştirerek sosyal bir platform oluşturduk. Bu platform kapsamında, günümüz teknolojik imkânlarından faydalanıp dijital alanda bir araya gelerek özellikle hasta nakil sürecinde tıkanılan noktalarda sürecin yeniden işlemesi için çaba sarf ediyoruz. Son altı yıllık çalışmamız ile birlikte binlerce yoğun bakım ihtiyacı gerektiren hastanın mümkün olabildiğince hızlı bir şekilde yerinin ayarlanması ve transfer sürecinin başlamasına destek olmak için çabaladık.
Şunu da belirtmek isterim ki; Türkiye Özel Hastaneler Gece İşletme Müdürleri Birliğinin alt kolu olan ÖHGEM Gençlik yapılanması, Kurucu Başkanımız Tolga Güler’in önerileri ve desteği ile sağlık sektöründeki genç gece işletme müdürlerinin bir araya gelmesi sonucu oluşan bir yapıdır.
Geçmiş dönemler ile karşılaştırıldığında, sizce ülkemizde sağlık sektörü bugün itibarı ile hangi aşamada ve sektörün yeterliliği nedir?
Bundan 20-25 yıl öncesine kadar, dünyanın gelişmiş ve gelişimini hızlandırmış ülkelerinin teknolojik altyapı, eğitim seviyesi, sağlık hizmetleri gibi birçok alanda bizden çok daha ileride olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz.
2005 yılı itibarıyla özel sağlık kurumlarının SGK, Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR’lu vatandaşlara da devletin aldığı karar ve yapılan anlaşmalar sonucunda hizmet vermeye başlamasını ülkemizdeki sağlık reformunun başlangıç noktası olarak görmemiz mümkündür. Sosyal devlet anlayışı da zaten bunu gerektirmektedir.
Diğer taraftan ülkemizin coğrafi konumu itibarıyla Avrupa, Asya ve Arap Yarımadası’ndaki ülkelere yakın olması sonucunda sağlık kurumlarımız bu ülkelerden gelen hastalar için de önemli bir seçenek olmaktadır. Yani şu durumda sağlık sektörümüzün hem batıya hem de doğuya hitap ettiğini söylememiz mümkündür.
Ülkemizin sağlık kuruluşları; lüks binaları, son teknoloji cihazları, profesyonel personeli ve ileri derecede uzman hekim kadrosu ile birçok ülkede güvenilir bir rol model haline gelmiştir. Hasta yatak sayıları, akıllı binaların varlığı, uzman kadrolar ve teknolojik cihazlar sayesinde girişimsel işlemler ile cerrahi müdahaleler birçok batılı ülkeden daha ileri düzeyde ve başarıyla uygulanabilmektedir.
Buradaki bir detayı da belirtmeden geçmek istemem. Sağlık sektörümüzün sorunları yok mu? Elbette var. Özellikle devlet kurumlarında çalışan doktorlarımızın günlük baktıkları hasta sayılarının yeniden gözden geçirilerek kotanın düşürülmesinin hizmet kalitesini artıracağını ve daha verimli bir sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağlayacağını belirtmek isterim.
Sektör içinde en çok zorlandığınız ve kritik olduğunu düşündüğünüz konu nedir?
En çok zorlanılan ve en hassas olduğunu düşündüğümüz konu bana göre, hatta bize göre kesinlikle Çocuk Yoğun Bakım Üniteleridir. Çocuk Yoğun Bakım Ünitelerine daha fazla ağırlık verilmeli ve daha fazla pediatrik yoğun bakım uzmanının yetişmesi teşvik edilmelidir.
Çalıştığınız zaman zarfı içinde unutamadığınız olaylar oldu mu?
Tabii, her sağlık personelinin şahit olduğu birçok üzücü olay yaşanmaktadır. Genç yaşta trafik kazası sonucu acil servise getirilen fakat yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan bir gencin ailesine durumu anlatmak veya yüksek katlı bir binanın camından sarkan çocuğun düşerek hayatını kaybetmesi ve bu acı haberin ailesine verilmesi…
Bunun gibi hafızalarımızda iz bırakan, unutamadığımız ve travma yaratan birçok olay elbette var.
Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?
Benim gibi genç yaşta, günümüzde oldukça zor bir sektör haline gelmiş sağlık sektöründe yöneticilik yapan bütün arkadaşlarımla bu yolda yürümekten büyük keyif alıyorum.
Bu anlamda da sektöre ve çevrelerine büyük katkıları olan, birlikte olmaktan onur duyduğum ÖHGEM Gençlik Yapılanması üyeleri Cihat Turhan, Cem Kaya, Doğukan Yıkılmaz, Enes Bölükbaşı, Ensar Koçak, İsmail Susuz, Mülayim Doğantekin ve Yunus Çopuroğlu’na emekleri için teşekkür ediyorum.
Gelecekte farklı projelerle sağlık sektörünün farklı sorunlarını birlikte ele alacağımıza ve farklı çözümler üretmek için sık sık bir araya geleceğimize eminim. Her sektörde olduğu gibi sağlık sektöründe de genç yöneticilerin farklı sorunlara eğilmesinin bir gereklilik olduğuna yürekten inanıyorum.
Türkiye Özel Hastaneler Nöbetçi İşletme Müdürleri Birliği (ÖHGEM) Gençlik Yapılanması Başkanı Ercan Ürer





