MODERN YAŞAMIN HASARLARI

Günümüzde hepimiz boyun, bel ve sırt ağrılarından şikâyet ediyoruz. Modern çalışma düzeni, uzun süre telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı ile yanlış duruş alışkanlıkları omurgamızı olumsuz etkileyerek gelecekte ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elif Keskin Pehlivan ile İzmir Urla’daki kliniğinde bel, boyun ve sırt fıtıklarını konuştuk. Röportajımızda fıtığın nasıl oluştuğunu, kimlerde daha sık görüldüğünü ve güncel tedavi yöntemlerini değerlendirdik.

Sayın Hocam, birçok kişinin yaşadığı bel ve boyun fıtığı tam olarak nedir? Kimlerde daha sık görülür?

Boyun fıtığını anlayabilmek için öncelikle fıtığın ne olduğunu bilmek gerekir. Omurga kemikleri arasında yer alan diskin, omurilik kanalına veya sinir çıkış kanallarına doğru taşmasına fıtık diyoruz.

Peki disk nedir? Diskler, omurlar arasında adeta bir yastık görevi görerek omurganın uyumlu hareket etmesini sağlar. Kıkırdak benzeri bu yapı zamanla yaşlanmaya bağlı olarak yıpranabilir ya da travma sonucu zarar görebilir. Diskin merkezindeki yumuşak bölümün veya dış liflerinin taşması sonucu fıtık oluşur. Eğer bu taşma omuriliğe ya da sinirlere baskı yapıyorsa, hastada ağrı ve diğer belirtiler ortaya çıkar.

Bel veya boyun fıtığının en önemli nedenleri nelerdir?

Bel omurları arasındaki disklerde oluşan taşmaya bel fıtığı, sırt omurları arasında gelişene ise sırt fıtığı denir.

Fıtıkların iki temel nedeni vardır:

  • Dejeneratif nedenler: Yaşla birlikte disk yapısının bozulması.
  • Travmatik nedenler: Düşme, çarpma veya ağır kaldırma gibi ani zorlanmalar.

Dejeneratif süreçte ağrı yavaş yavaş gelişirken, travmatik fıtıklarda ağrı aniden başlayabilir. Özellikle ağır kaldırma sonrası ani bel ağrısı, siyatik ağrısı veya boyundan kola yayılan ağrılar görülebilir.

Günümüzde en önemli risk faktörlerinden biri ise baş öne eğik pozisyonda uzun süre çalışmaktır. Telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı nedeniyle çocuklarda bile boyun fıtığı görülme sıklığı artmıştır.

Baş öne doğru yalnızca 1 santimetre eğildiğinde bile omurgaya ciddi yük biner. Eğilme arttıkça bu yük katlanarak yükselir. Bu nedenle uzun süre öne eğik çalışmak boyun fıtığı gelişimini hızlandırabilir.

Fıtık tedavisinde hangi yöntemler uygulanıyor?

Fıtık tedavisi tamamen hastanın muayene bulgularına göre planlanır.

Akut ağrılı dönemde ağrıyı kontrol altına almak amacıyla;

  • Nöralterapi

  • Mezoterapi

  • Proloterapi

  • Kuru iğneleme

  • Çeşitli enjeksiyon tedavileri

uygulanabilir.

Bunun yanında sinir çevresindeki ödemi ve iltihabi süreci azaltmak amacıyla antiinflamatuvar ilaçlardan da yararlanılır.

Bel ve boyun fıtığı tedavisinde fizik tedavinin önemi nedir? Bu hususta neler söyleyebiliriz?

Akut ağrılı dönem kontrol altına alındığında veya alınma sürecinde hastaya fizik tedavi yöntemleri önerilebilir. Burada ilk karar verilecek olan şey, hasta cerrahi bir tedaviye mi ihtiyaç duyuyor yoksa konvansiyonel yani cerrahi dışı yöntemler ile mi tedavi edilmelidir? Boyun fıtığı ve bel fıtığında konvansiyonel tedavi yöntemleri olabilir. Cerrahi tedavi ancak ve ancak kas gücü kaybı, ilerleyici sinir hasarı ve fizik tedavi yöntemleri, diğer yöntemler ile geçmeyen ağrı söz konusu olduğunda düşünülmektedir. Omurilik hasarı ve sinir hasarı olduğunda cerrahi yöntemler tercih edilir. Kontrol altına alınmayan böyle bir durum yok ise o zaman fizik tedavi yöntemleri, yani konvansiyonel yöntemler ile tedavi planlanır.

Eğer hastanın tedavi cevabı cerrahi yöntemler dışı tedavi ise fizik tedavi yöntemleri bizim vazgeçilmez silahlarımızdan birisidir. Bu arada fiziksel tedavi yöntemlerinden hangisini kullanacağına fizik tedavi uzman hekimi karar verir. Sıcaklık uygulama, derin ısıtıcılar, ağrı kesici akımlar, kas uyarıcı akımlar, manuel tedaviler gibi yöntemler uygulanabilir.

Tabii biz bu ağrı kontrolünde hastamıza klinikte geleneksel tamamlayıcı tıp yöntemleri ile de destek oluyoruz. Burada ilaveten ozon tedavisi, kupa tedavisi, mezoterapi yöntemleri, akupunktur gibi yöntemler kullanıyoruz. Modern tıp bakış açısının yanında elbette geleneksel tamamlayıcı tıp yöntemlerini de bu tedavi yöntemlerine ekleyerek hastanın bir an önce konforuna kavuşmasına yardımcı oluyoruz.

Fizik tedavi ile hastanın konforunun sağlanması amaçlanmaktadır denilebilir mi?

Fizik tedavi, boyun ve bel fıtığı hastalarında ağrı kontrolü, kas ve sinir lifi çevresindeki enflamasyonu, yani yangıyı azaltmada oldukça etkilidir. Yaşam kalitesini artırır, kas ve iskelet sisteminin dizilimini tekrar düzene sokmaya yardımcı olur ve re-edükasyon yapar, tekrar bir eğitim yapar, kas ve iskelet sisteminin daha doğru bir duruşta, daha dengeli bir kas gerimi ile yaşamasını sağlamaya çalışır. Dolayısıyla, bu sağlandığı zaman hastanın günlük yaşam aktivitelerinde duyduğu ağrı azalmaktadır, yaşam kalitesi artmaktadır. Burada egzersiz vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Tekrar dizilimin doğru hale getirilmesine yardımcı olmak için ve ağrının kontrol altına alınabilmesi için egzersiz çok önemlidir.

Son olarak kliniğinizde gerçekleştirdiğiniz diğer tedaviler nelerdir?

Kliniğimizde bel ve boyun fıtıklı hastalara akut dönem ağrı kontrolü, enjeksiyon yöntemleri, kinezyo bantlama, kupa, hacamat, ozon tedavileri gibi yöntemler ile yani modern tıbbın sunduğu yöntemler ve geleneksel tamamlayıcı tıbbın bize sunduğu yöntemler ile akut ağrı müdahalesinde bulunuyoruz. Bununla birlikte veya bunun ardından hastaya fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemleri ile hem ağrı kontrolünü sağlıyoruz hem de kas iskelet rehabilitasyonu yolu ile uzun dönem rahatlamasını ve bu ağrılı dönemlerin, akut atakların azalmasına yardımcı oluyoruz.

Enjeksiyon yöntemleri arasında nöral terapi, mezoterapi, akupunktur, kuru iğneleme, ozon enjeksiyonları gibi yöntemleri kullanıyoruz. Tetik nokta enjeksiyonu, miyofasiyel ağrı nokta enjeksiyonu yapıyoruz. Hacamat, ozon tedavisi gibi yöntemleri fizik tedaviyi taçlandırmak için kullanıyoruz.