ONKOLOGLARIN TERCİHİ: “CRYSTALIN”
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Barutça, Crystalin ürünlerini kanser hastalarında nasıl kullandıklarını anlattı.
Sabri Bey, kendinizden kısaca bahseder misiniz?
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı’nı kurmuş ve uzun yıllar bölüm başkanlığı yapmış bir öğretim üyesiyim. 2000 yılında Aydın’a geldim, 2001 yılında Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı’nı kurdum. Bugün dört öğretim üyesi ve beş uzman doktordan oluşan dokuz kişilik ekibimizle onkoloji alanında hizmet vermeye devam ediyoruz.
1991 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. İç Hastalıkları uzmanlığımı Hacettepe Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Tıbbi Onkoloji uzmanlık eğitimimi aldım. Halen Medikal Onkoloji Derneği Başkanlığı görevini yürütüyorum.
Görev yaptığım üniversitede iki dönem İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı ve 1996-2012 yılları arasında Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği görevlerinde bulundum. Tıbbi Onkoloji alanında ulusal ve uluslararası çok sayıda bilimsel yayınım, dernek üyeliklerim ve bilimsel dergilerde danışmanlık görevlerim bulunmaktadır.
Crystalin ile tanışmanız nasıl oldu?
Crystalin birkaç yıl önce bizlere tanıtıldı. O günden bu yana hem günlük yaşamımda hem de mesleki pratiğimde sık kullandığım bir ürün haline geldi.
Crystalin’in yerli bir ürün olması ayrıca mutluluk verici. İlaç ve tıbbi ürünlerde yerli üretim, ülkemiz açısından hem ekonomik hem de bilimsel prestij bakımından büyük önem taşıyor.
Crystalin, insan bağışıklık sisteminin mikroorganizmalarla mücadele mekanizmasını taklit eden fizyolojik bir antiseptiktir. Bu nedenle vücut tarafından yabancı bir madde olarak algılanmaz; doku dostudur. Ciltte ve mukozalarda güvenle kullanılabilir. Diğer birçok antiseptik ve dezenfektana göre çok daha güvenilir bir yapıya sahiptir.
Kanser hastalarında enfeksiyonlar ve yara problemleri hastalığın seyri boyunca oldukça sık görülür. Kanser hastalarında ölüm nedenlerinin önemli bir kısmını enfeksiyonlar oluşturur. Özellikle hastaların yaklaşık yarısı ileri evrelerde enfeksiyonlara bağlı komplikasyonlar nedeniyle kaybedilmektedir.
Tedavi sürecinde bağışıklık sistemi zayıflayan hastalar, özellikle hastanede yatanlar, dirençli mikroorganizmalarla karşı karşıya kalabiliyor. Yoğun bakım hastalarında, uzun süre yatan hastalarda ve kateter kullanılan olgularda enfeksiyon riski oldukça yüksektir.
Kanser nedeniyle oluşan yaraların iyileşmesi de oldukça güçtür. Beslenme bozuklukları, bağışıklık sisteminin baskılanması ve hastalığın kendisi yara iyileşmesini geciktirir.
Crystalin’in bakteri, virüs, mantar ve hatta bazı parazitlere karşı etkili olması biz hekimler için önemli bir avantaj sağlıyor. Bunun yanında diğer antiseptiklerden farklı olarak yara iyileşmesini de destekleyen bir etkiye sahip olması nedeniyle Crystalin’i çift etkili bir ürün olarak değerlendiriyoruz.
Birçok antibiyotik lokal kullanım için uygun değildir. Lokal kullanım antibiyotik direncini artırabildiği için tercih edilmez. Bu nedenle lokal antiseptik ihtiyacını güvenli şekilde karşılayan ürünlere ihtiyaç vardır.
Crystalin’in hem cilde hem de ağız içi gibi mukozalara güvenle uygulanabilmesi büyük avantajdır. Özellikle ağız içi aftlar, mukozit ve kemoterapiye bağlı ağız yaralarında oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Ürün kısa sürede etkisini gösterdikten sonra suya dönüşerek nötralize olur. Mikroorganizmalarda bilinen mekanizmalarla direnç gelişmez. Ayrıca geniş antimikrobiyal etkinliğinin yanında yara iyileşmesini de destekler.
Yoğun bakım hastalarında kullanılan kateterler üzerinde oluşan biyofilm tabakası enfeksiyonların en önemli nedenlerinden biridir. Crystalin bu biyofilm tabakasını parçalayarak altındaki mikroorganizmaları da etkisiz hale getirebilmektedir.
Bu özellikleri sayesinde Crystalin, destek tedavilerinde önemli bir yere sahiptir. Yerli ve milli bir ürün olması da bizler için ayrıca gurur vericidir.
Doktorlar, kendilerinin kullanmayacağı bir ürünü hastalarına önermezler. Crystalin’i hem kendimiz hem de ailemiz için güvenle kullandığımız için hastalarımıza da gönül rahatlığıyla tavsiye ediyoruz.
Hastalar bu ürünü evde kendi bakımlarında da kullanabiliyor. Sizce bu büyük bir avantaj mı?
Kesinlikle öyle. Pek çok antiseptik ürünün uygulanması sırasında özel kurallar vardır. Bazılarının ardından alkolle temizlik gerekir, bazıları uzun süre ciltte kaldığında tahriş veya yanıklara yol açabilir.
Crystalin ise kısa bir kullanım bilgisiyle kolayca uygulanabilir.
Etkisini gösterdikten sonra suya dönüştüğü için kalıntı bırakmaz ve durulama gerektirmez. Ağız içi uygulamalarda yutulması halinde de hastaya zarar vermez.
Boyar madde içermediği için leke oluşturmaz. Nötr pH değerine sahip olduğu için yanma ve tahrişe neden olmaz. Bu özellikleri hem hasta konforunu artırır hem de kullanım kolaylığı sağlar.
Birçok ilacın yan etkisi bulunuyor. Crystalin’de böyle bir durum söz konusu mu?
Birçok tedavide yan etkiler önemli bir sorundur. Yan etkisi düşük olan ürünler doğal olarak daha fazla tercih edilir.
Crystalin kullanırken belirgin bir yan etki beklemiyoruz. Bu durum hem hastalara hem de hekimlere güven veriyor.
Bence oldukça başarılı tasarlanmış, güvenilir ve tıbbi uygulamalarda çok daha fazla yer alması gereken bir üründür. Günlük pratiğimizde birçok durumda akla ilk gelmesi gereken seçeneklerden biri olduğunu düşünüyorum.
Crystalin kullanımında yaş sınırı var mı?
Biz ürünü erişkin hastalarda kullanıyoruz. Ancak çocuk hastalıkları uzmanı meslektaşlarımızdan bebeklerde ve çocuklarda da güvenle kullanılabildiğini biliyoruz.
İleri yaş grubundaki hastalarımızda da rahatlıkla kullanabiliyoruz.
Crystalin’in kullanım alanları ve dozuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Kullanım süresi ve uygulama şekli enfeksiyonun türüne ve hastanın durumuna göre değişmektedir. Bu nedenle Crystalin’in farklı formlarını tercih ediyoruz.
Özellikle kemoterapi ve radyoterapi alan kanser hastalarında sık kullanıyoruz.
Hastada ağız içi aftı, oral mukozit, ülserasyon veya üst solunum yolu enfeksiyonu varsa Crystalin Ağız, Boğaz ve Diş Eti Spreyi ya da gargara formunu tercih ediyoruz.
Cilt enfeksiyonlarında, mantar enfeksiyonlarında, yatak yaralarında veya kateter çevresindeki enfeksiyonlarda ise Crystalin Sprey ya da Likit Solüsyon formunu kullanıyoruz.
Dozlama açısından ise genel olarak günde iki kez uygulanmasını öneriyoruz. Bu uygulama şekli çoğu hastada yeterli olmaktadır.





