SAĞLIK TURİZMİNDE MERDİVEN ALTI ALARMI

Değerli okurlar, öncelikle sağlık sektöründeki merdiven altı şirketlerin verdiği zararlardan bahsetmeden önce kendimi tanıtmak isterim.

Ben Ömer Gül, 1999 Erzurum doğumluyum. Yaklaşık 6 yıldır zorlukların bilinciyle, severek ve isteyerek sağlık sektöründe çalışıyorum. Üstlendiğim her görevi başarıyla yerine getirdiğime inanıyor, her geçen gün kendimi daha da geliştirmeye çalışıyorum. Saç Ekim Koordinatörü olarak sektörün içerisinde aktif şekilde görev almaktayım. Türkiye’de saç ekimi ve estetik operasyon yaptırmak isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. İlk yazımda bu süreçten bahsetmek istiyorum.

Sağlık turizminde Türkiye’yi tercih eden danışanlarımızın yolculuğu genellikle sosyal medya veya referans aracılığıyla bizimle iletişime geçmeleriyle başlıyor. Ardından havalimanında karşılama, ön görüşme, işlemin gerçekleştirilmesi, talep edilmesi hâlinde İstanbul turu ve dönüş süreci profesyonel şekilde planlanıyor. Sürecin her aşamasında misafirlerimizin yanında oluyor ve ihtiyaç duydukları desteği sağlıyoruz.

Sağlık turizmi alanında 2005 yılından bu yana faaliyet göstermekteyiz. Misafirlerimize saç ekimi, estetik ve plastik cerrahi, medikal estetik ile ağız ve diş sağlığı alanlarında hizmet sunuyoruz. Uzman kadromuz ve güler yüzlü hizmet anlayışımız sayesinde, misafirlerimizi ilk karşılamadan ülkelerine dönüşlerine kadar kendilerini evlerinde hissedecekleri konforlu bir süreçle ağırlıyoruz.

Bilindiği üzere ülkemizin en yoğun nüfusa sahip şehri İstanbul’dur. Bu nedenle hasta transferlerinin aksamaması ve süreçlerin daha verimli yürütülmesi amacıyla, 2017 yılında Tolga Güler başkanlığında kurulan sosyal platform ile tanışarak sektör içerisinde sunulan imkânlardan yararlanmaya başladık. Orta Doğu, Avrupa ve dünyanın birçok farklı ülkesinden gelen misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayarak uluslararası ölçekte bilinen ve tercih edilen bir hizmet anlayışına ulaştık.

Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısının temelinde, Türk doktorlarının ve sağlık profesyonellerinin bilgi birikimi, deneyimi ve yüksek yetkinliği yer almaktadır. Bu başarının önemli yapı taşlarından biri de sağlık meslek liseleri ve sağlık eğitimi sistemidir. Dünyanın birçok ülkesinde nitelikli sağlık personeli sayısı yetersizken ve iş gücü maliyetleri oldukça yüksekken, Türkiye bu alanda önemli bir avantaj elde etmiştir. Nitelikli personel ihtiyacının karşılanabilmesi, kaliteli hizmet anlayışı ve rekabetçi maliyetler, ülkemize olan talebin her geçen gün artmasını sağlamaktadır.

Merdiven Altına Dikkat

Sağlık turizminin hızla büyümesiyle birlikte sektörde faaliyet gösteren merdiven altı şirketlerin sayısı da artmaktadır. Bu durum hem Türkiye’nin uluslararası itibarına hem de hasta güvenliğine ciddi zarar vermektedir.

Yetkisiz kişi veya kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda hastalar işlem sonrasında muhatap bulamamakta, gerekli tıbbi destekten mahrum kalabilmektedir. Daha da önemlisi, sağlık personeli niteliğine sahip olmayan, gerekli eğitim ve yetkinliği bulunmayan kişilerin operasyonlara katılması ciddi sağlık riskleri oluşturmaktadır. Bazı işlemlerin hastane veya ruhsatlı sağlık kuruluşları dışında, uygun olmayan ortamlarda gerçekleştirilmesi ise enfeksiyon başta olmak üzere birçok komplikasyona davetiye çıkarmaktadır.

Bu nedenle sağlık turizmi kapsamında tedavi olacak kişilerin, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarını ve alanında uzman hekimleri tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Güvenilir kurum seçimi, hem başarılı bir tedavi süreci hem de Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü konumunun korunması açısından vazgeçilmezdir.