SİRKADİYEN RİTİM VE SİRKADİYEN BESLENME
Sirkadiyen ritme uygun uyku, beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıkları; metabolizmanın düzenlenmesine, kilo kontrolünün sağlanmasına ve kronik hastalık riskinin azaltılmasına önemli katkı sağlar.
İnsanoğlunun yüz binlerce yıl öncesine dayanan bir yaşam düzeni vardır. Bu düzen, en temelde gece ve gündüz (aydınlık-karanlık) döngüsüne göre şekillenmiştir. İnsan fizyolojisi de bu doğal döngüye uyum sağlayacak şekilde gelişmiştir. Ancak son yüzyılda başta elektriğin yaygınlaşması olmak üzere, gecelerin de aydınlatılması, uyku saatlerinin gecikmesi, televizyon, bilgisayar, cep telefonu ve sosyal medyanın etkisiyle bu doğal denge büyük ölçüde bozulmuştur. İnsanın biyoritmini bozan bu yaşam tarzı, sağlığı da olumsuz yönde etkilemektedir.
24 saatlik aydınlık ve karanlık döngüsü; fizyolojik, biyokimyasal ve davranışsal süreçleri etkiler. Bu süreçlerin tamamına sirkadiyen ritim denir. Sirkadiyen sistem; beynimizde hipotalamus bölgesindeki suprakiyazmatik nükleusta (merkezi saat) bulunur. Bunun yanında karaciğer, pankreas, gastrointestinal sistem, iskelet kası ve yağ dokusundan oluşan periferik saat de vücudun biyolojik ritminde önemli rol oynar.
Merkezi saat gün ışığı ve karanlık döngüsüne göre çalışırken, periferik saat merkezi saatten aldığı sinyallerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite ve stres gibi çevresel faktörlerden etkilenir. İnsanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan birçok çalışma, bu iki biyolojik saatin sağlığımız üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir.
Araştırmalar, gece-gündüz döngüsünden uzak yaşayan kişilerde hormonal düzenin ve beslenme alışkanlıklarının bozulduğunu ortaya koymaktadır. Bunun sonucunda düzensiz ve fazla kalori alımı, fiziksel aktivite yetersizliği ve obezite kaçınılmaz hale gelmektedir.
Düzenli ve sağlıklı beslenme periferik saatin düzenlenmesine yardımcı olurken, düzensiz beslenme ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Aynı şekilde yetersiz fiziksel aktivite de bu süreci olumsuz etkiler. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli fiziksel aktivite sağlıklı yaşamın temel unsurlarıdır.
Bunun en belirgin örnekleri; sürekli seyahat nedeniyle sık jet-lag yaşayanlar, vardiyalı çalışanlar ve yoğun masa başı çalışan kişilerdir. Uyku ve yemek düzeninin bozulduğu bu gruplarda obezite ve buna bağlı hastalıklar daha sık görülmektedir. Çünkü beslenme düzeni, metabolizmayı ve özellikle periferik saatin çalışma sistemini doğrudan etkiler.
Modern yaşamın getirdiği düzensiz yaşam tarzı nedeniyle insülin direnci, diyabet, obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve bazı kanser türleri gibi pek çok hastalığın görülme riski artmaktadır. Bunun sonucunda yaşam kalitesi ve iş verimi de düşmektedir.
Geç saatlere kadar uyanık kalmak, geç akşam yemeği yemek, yatıncaya kadar sağlıksız atıştırmalıklar tüketmek, kan şekerinin sürekli yüksek seyretmesine ve insülin düzeyinin uzun süre yüksek kalmasına neden olur. Bu durum melatonin hormonunun salgılanmasını da olumsuz etkileyerek hormonal dengenin bozulmasına yol açar. Uyku düzeninin bozulmasıyla birlikte kahvaltı saatlerinin gecikmesi ve sağlıksız kahvaltı alışkanlıkları da sirkadiyen ritmi bozan önemli etkenler arasındadır. Uzun vadede bu durum psikolojik sorunlara ve iş veriminde azalmaya neden olabilir.
Sirkadiyen Ritim Nasıl Korunur?
Sabah saat 07.00-10.00 arası vücut ritminin en aktif olduğu zaman dilimidir. Bu saatlerde adrenalin ve tiroit hormonlarının düzeyi yüksektir. Bu nedenle kahvaltı günün en güçlü öğünü olabilir.
Kahvaltıda şu besinler tercih edilebilir:
Bu kahvaltı modeli tipik bir Akdeniz kahvaltısıdır.
Öğle ve akşam öğünlerinde ise;
tercih edilebilir. Salatalar; vitamin, mineral, antioksidan ve lif açısından önemli kaynaklardır. Yoğurt ise probiyotik özelliği sayesinde hem ana hem de ara öğünlerde değerlendirilebilir.
Sirkadiyen Beslenmede Öğün Saatleri
Sirkadiyen beslenme yaklaşımında gün içindeki besin tüketimi 8-10 saatlik bir zaman dilimi içerisinde tamamlanmalıdır. Yani ilk lokma ile son lokma arasında 8-10 saatten fazla süre olmaması önerilir.
Örneğin;
- Kahvaltıyı saat 07.00’de yapıyorsanız son öğününüzü 17.00’ye kadar tamamlamanız önerilir.
- Kahvaltıyı saat 10.00’da yapıyorsanız akşam yemeğinizi 18.00-20.00 arasında yiyip sonrasında bir şey tüketmemeniz tavsiye edilir.
Günlük su tüketimi de ihmal edilmemelidir. Kişinin ihtiyacına göre kilogram başına yaklaşık 25-35 ml, toplamda ise 1,5-3,5 litre su tüketilmesi önerilmektedir.
Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.





