ÇALIŞMA HAYATINDA GÜVENLİK & SAĞLIK
Güvenli çalışma ortamı nedir ve nasıl sağlanır? Bunların bilincinde olmak ve bu bilinçle çalışmak en ideali… S.S. İmece Yaka Konut Yapı Kooperatifi İSG Koordinatörü Gökhan Güler, siz değerli okuyucularımız için çalışma hayatında güvenliğin nasıl sağlanabileceğinden bahsetti.
Gökhan Bey, öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?
Merhaba… B sınıfı iş güvenliği uzmanıyım. Yaklaşık 12 yıldır İSG sektörü içerisinde aktif faaliyet göstermekteyim. Şu anda S.S. İmece Yaka Konut Yapı Kooperatifinde İSG Koordinatörü olarak görev yapmaktayım.
İş Sağlığı ve Güvenliği nedir? Kısaca açıklar mısınız?
İş Sağlığı ve Güvenliği aslında literatürde mesleklerin en eskisi, bilimlerin en yenisi olarak yorumlanmaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği, adından da açıkça görüldüğü gibi iki farklı disiplinin bir araya gelmesiyle oluşan ve bu iki disiplinin de kendi içerisinde birden çok bilim dalıyla multidisipliner bir yapı meydana getirerek oluşturduğu sistematik bir prosestir. Çalışanların işyerlerinde sağlıklarını kaybetmeden, güvenli çalışma koşullarında görevlerini yerine getirmelerini sağlayan bir bilim dalıdır.
Tehlike ve Risk nedir? Tanımlar mısınız?
Tehlike ve risk konularının öncelikle toplumumuzda birbirine karıştırıldığı konusuna değinmemiz yerinde olacaktır. Tehlike ve risk unsurları, aslında birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olmalarına karşın farklı şeylerdir.
Tehlikeyi tanımlayacak olursak; işyerlerinde kayıp, yaralanma veya ölüm meydana gelebilecek her şeydir. Risk ise tehlikelere bağlı gelişen, tehlike kaynaklı zararlardır. Örneğin elektrik başlı başına bir tehlike iken, elektrik çarpması ise tehlikeden kaynaklı bir risktir.
Peki bize tehlike ve risk faktörleri hakkında bilgi verir misiniz?
Aslında tehlikeleri saymak sayıca çok fazla ve cilt cilt ansiklopedi yazdıracak kadar uçsuz bucaksız bir konudur. Risk faktörleri ise İSG prosesinde kabul görmüş beş ayrı etkene göre sıralanmıştır. Ancak burada açıkça belirtmek isterim ki çok yakında yayımlanacak olan makalemde de görüleceği üzere altıncı risk faktörünü literatüre kazandırmanın büyük gururunu yaşıyorum.
Risk faktörleri şu şekildedir:
Türk tipi yeni risk değerlendirme metodunda kullanmış olduğumuz bir etmeni de bu şekilde açıklamış oldum.
Altı risk değerlendirme faktörlü Türk Tipi yeni risk değerlendirme metodundan bahsettiniz. Bize bunu kısaca açıklar mısınız?
Öncelikle bu risk faktörünün adını size söylemiş olayım. “RISQ” adında bile risk unsurunu taşıyan bu risk değerlendirme metodu; hibrit bir yapıda tasarlanmış, kendi alanında spesifik yeni nesil görüşler barındıran, ayrıca Türkiye’de daha önce herhangi bir risk değerlendirme metodu geliştirilmediği için ilk Türk Tipi risk değerlendirme metodu olma özelliğini taşımaktadır.
Peki çalışma hayatında sizce yeterince güvende miyiz? KKD kullanmak sizce yeterli mi?
Evrak boyutu olarak olabilir fakat reel olarak asla güvende değilsiniz.
Sebebine gelince; ülkemizde maalesef yürürlükte olan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde büyük eksiklikler vardır. Bu kanun ve yönetmeliklerin düzeltilmesi konusunda hükümetin fazla istekli olmadığı aşikârdır. Sürekli kanun maddelerinin ertelenmesi ve yetkilerimizin belirsizliğinden dolayı sektörde çok fazla zorlanmaktayız.
Evraksal boyuta değinirsek; bir iş güvenliği uzmanı bir firmanın zorunlu evraklarını hazırlar ve gerekli önlemlerin alınmasını işverene bildirir. Hepsi bu kadar… Kim önlem aldı ya da alacak, açıkçası çoğu kimsenin umurunda bile değil.
Beş tane risk faktörü olduğunu söylediniz. Bu risk faktörleri bizim için yeterli mi? Doğal Afetleri altıncı risk faktörü olarak ele almalı mıyız?
Risk faktörleri ilerleyen süreçte kesinlikle artacaktır. Fakat burada üzerinde durmamız gereken en önemli konuların başında Doğal Afetler gelmektedir.
Ülkemiz yıllardır doğal afetler yüzünden binlerce kayıp vermektedir ve bu durum hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Her an başımıza bir doğal afet gelebilir. Doğal afetler daha önce diğer risk faktörleri içerisinde niş olarak yer almakta ve değerlendirilmekteydi. RISQ metodunda ise kendi alanında spesifik ve bağımsız bir risk faktörü olarak ele alındı.
Peki doğal afetlerden nasıl korunabiliriz?
Aslında ilk hedef olarak ilkokuldan başlayarak toplum bilincinin ve doğal afetlerin türüne göre korunma bilincinin geliştirilmesi gerekmektedir. Eğitim; toplumların gelişmesinde ve yeni kültürel değerlerin kazandırılarak bir norm hâline getirilmesinde yegâne unsurdur. Toplum olarak doğal afetlere karşı eğitimli ve bilinçli hale gelirsek teknik konular teferruat olarak kalacaktır.
Çok güzel değindiniz, teşekkür ediyorum. Şimdi izninizle İş Sağlığına da değinip röportajın sonuna doğru geliyorum. İş Sağlığı ve Güvenliği neden aynı başlık adı altında ele alınıyor?
Aslında birbirinden çok farklı ancak birbiriyle çok fazla bağlantısı olan iki ayrı prosesten bahsediyoruz.
İş güvenliği; çalışma hayatında çalışanların güvenli çalışma ortamında görevlerini yerine getirmeleri için bir dizi aksiyon planı alarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bu durumda güvenli çalışma ortamında çalışan kişiler sağlıklarını da kaybetmemiş olurlar. Yani biz ne kadar güvenli çalışma ortamı yaratırsak iş sağlığını da o kadar korumuş oluyoruz.
İş sağlığı çalışanları ise işyeri hekimi ve işyeri hemşiresinden oluşmaktadır. Sağlık kontrollerinden ilk yardıma, çalışanların işyerinde çalışmaya uygunluğunun belirlenmesinden oluşabilecek potansiyel iş kazaları sonrasında işe geri dönüş yapan çalışanların rehabilitasyonuna kadar aktif rol oynamaktadırlar.
Yani diyebilirim ki bu iki farklı disiplin birbirinden ayrı olarak asla düşünülemez.





