İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE PASTANIN EN BÜYÜK PAYI

29.11.2023 tarihinde İSG sektörü açısından çok önemli bir gelişme yaşandı. 30.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun sürekli ötelenen bazı hükümleri bir yıl süreyle daha ertelenmiş oldu.

Sektörün sürekli olarak eleştirdiği bu kanun maddeleri aşağıdaki unsurları içermektedir:

  1. 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri ile kamuya ait işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin görevlendirilmesi durumu.
  2. İş güvenliği uzmanlarının bir üst sınıfta hizmet verebilmeleri durumu.

Eleştiriyi en çok yapan kurumlar OSGB’ler olmaktadır. Tabii yandaş haber ajansları ve İSG eğitim kurumları da arkalarından destekler şekilde gelmektedir. Aslında bu üçlü yapı, çoğu kişi tarafından bilinmeyen Türkiye’nin en büyük İSG kartel organizasyonudur. Akademilerden başlayarak bakanlık unsurlarına kadar uzanan ticari dayanışma grubu olan bu yapı, aslında en büyük darbeyi Meclis’ten yemiş oldu. Eğer bu kanun maddeleri ertelenmeseydi, yıllardır bekledikleri pastanın büyük payı önlerine gelmiş olacaktı. Peki nedir bu pastanın payı? Açıklayalım.

  1. Türkiye’de iş dünyası genel olarak KOBİ, yani küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. Bu kanun maddeleri ertelenmeseydi, birçoğumuzun esnaf olarak nitelendirdiği bu işletmelere OSGB’ler yoğun şekilde hizmet vermeye başlayacaktı. On bir yıldır ulaşamadıkları bu pazarın büyüklüğü öyle fazladır ki, belirli bir süre sonra bu yapıların TBMM üzerinde dahi etkili olabilecek bir güce dönüşebileceği ifade edilmektedir.
  2. Sektörde alt sınıfta görev yapan ve üst sınıfta hizmet verebilme yetkisi sayesinde çalışmaya devam eden birçok iş güvenliği uzmanı bir anda işsiz kalacak, büyük bir kaos yaşanacaktı. Özellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelere hizmet verebilecek A sınıfı iş güvenliği uzmanı sayısı oldukça azdır. Çünkü birçok uzman sektörde yaşanan sorunlar nedeniyle mesleği bırakmış, bir kısmı ise OSGB sahibi olarak faaliyet göstermeye başlamıştır.
  3. En önemli başlıklardan biri de kamu hizmetleridir. Siyasi yakınlığı bulunan bazı OSGB yapıları kısa süre içerisinde kamu kurumlarına hizmet sağlayarak uzun yıllar önemli gelirler elde etme fırsatı yakalayabilecekti. Bu da sektör içerisindeki en büyük ekonomik paylardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Peki bu düzenlemeler neyi değiştirecek? On bir yıldır ülkemizde bilinçli şekilde oluşturulamayan ve oluşturulmak istenmediği öne sürülen iş sağlığı ve güvenliği kültürüne nasıl bir katkısı olacak?

Cevap: Değişen hiçbir şey olmayacak.

Sektörün temel çalışanları olan iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve işyeri hemşireleri düşük ücretli iş gücü olarak çalıştırılmaya devam edecekler.

Kurum bazında yapılan çok sayıdaki görevlendirmeler nedeniyle yoğun iş temposu altında ve yeterli yetkiler verilmeden görev yapmayı sürdürecekler. Çok az bir kısmı ise bireysel çalışarak kendisine yeni bir alan oluşturabilecek. Peki bunun ülke genelinde iş sağlığı ve güvenliği kültürüne katkısı ne olacak?

Sıfır.

Bu konuyu bir sonraki yazım olan “Dünyaya Örnek Olabilecek Yeni Bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Mümkündür” başlıklı yazımda ayrıntılı olarak ele alacağım.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, hoşça kalın…

Gökhan GÜLER
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı