CORONA VİRÜSÜN İLİŞKİLERE ETKİLERİ?

Bir anda hayatımızı tümüyle değiştiren, bizi ve yaşamı durduran bir virüsten bahsetmek istiyorum; Corona Virüsü… Gözle görülemeyen ancak insanların ölümüne yol açan bu virüs ile hem fizyolojik hem psikolojik bir mücadele vermekteyiz.

Milyonların doğrudan sağlığını etkilerken, dolaylı olarak hayatımızın diğer alanlarını da etkilediğini söylemek yanlış olmaz. Sağlığımızı, ekonomiyi, günlük yaşamımızı, kişilerarası ilişkilerimizi ve kendimizle olan ilişkimizi derinden etkiledi. Günlük rutinimizin bir anda değişmesiyle, yetişkinler için süregelen bir iş hayatından, çocuklar ve gençler için ise okul ve üniversite yaşamından zorunlu olarak evde kalma sürecimiz başladı.

Özgürlük İhtiyacı ve Adaptasyon Süreci

Özgürlük ihtiyacımız, karantinanın ilk günlerinde bizi oldukça zorladı; kendi kontrolümüzü kaybetmiş gibi hissettik zaman zaman. Bir anda yaşamımıza maske dahil oldu. Hiç alışkın olmadığımız, önceleri ihtiyaç duymadığımız maske zorunlu hale geldi. Bu sürece psikolojik olarak hazırlıksız yakalandık. İçgüdüsel olarak kimimiz hazır olmadığımız duruma bir şekilde adapte olurken, kimi birey bu sürecin zorunluluklarını sorguladı ya da görmezden gelerek eski yaşamına devam etmeyi tercih etti.

Sevdiklerimizden Uzak Kalmanın Psikolojik Yükü

Virüs, bireysel ve toplumsal sorumluluklarımızı hatırlattı. Kendi sağlığımız ve bir başkasının sağlığı için bizi en çok zorlayacak şeyi yaptırttı: Sevdiklerimize temas etmemeyi.

Sevdiklerimize, yakınlarımıza sarılıp onlara dokunmak bir sevgi ifadesi, sevgiyi paylaşma halidir. Sarılıp dokunan kişi kendisini ilişkilerinde bütün ve ait hisseder. Bütünlük ve aidiyet duygusu, yaşamdan keyif almamızı ve mutlu olmamızı sağlar. Ne yazık ki virüs bize kendimizi eksik hissettirdi çoğunlukla. Tabii ki yaşadığımız negatif duygularla bu süreçte başa çıkabilmek için yeni yollar keşfettik. Kaygı, yalnızlık, eksiklik ve mutsuzluk duyguları en çok zorlandığımız duyguların başlıcaları oldu.

Baş Etme Mekanizmaları ve Yeni Keşifler

  • Kaygı ile Baş Etme: Kimimiz daha çok mutfakta geçirdi zamanını; kendisini mutlu edecek yiyecekler yaptı. Kimimiz evde egzersiz yaptı.

  • Yalnızlık ile Baş Etme: Sosyal medyayı daha çok kullandık, sevdiklerimizle dijital kanallardan daha fazla iletişime geçtik.

  • Yeni Hobiler ve Aile İçi İlişkiler: Önceden dinlemediği bir müzik türünü dinleyen, evde hiç denemediği bir aktivitede bulunanlarımız oldu. Eş ve çocuklarıyla daha çok vakit geçiren bireyler, ailesiyle daha kaliteli zaman geçirmenin yollarını araştırdı. İlişkilerinde sorun yaşayan bireylerden kimileri sorunları yönetebildi ve sorun yönetme becerilerini geliştirdi.

Karantinanın Bize Öğrettikleri

Önceleri evden çalışabileceğimizi, spor salonuna gitmeden spor yapabileceğimizi, yeni hobiler edinebileceğimizi, bu kadar uzun süre evde kalabileceğimizi veya isteklerimizi böylesine erteleyebileceğimizi düşünsek bunların mümkün olmayacağını söyleyebilirdik.

Ancak bunların her birini yakından hissettik, deneyimledik ve yaşadık. Karantina sürecinin; yapamayacağımızı sandığımız şeyleri yapabileceğimizi, sahip olduğumuz şeylerle yetinmeyi ve bundan mutlu olmayı öğrettiğini düşünüyorum.

Psikolog Ceren Yağcıköseoğlu 

Özel Uyum Aile Danışma Merkezi