NEDEN ‘HAYIR’ DİYEMİYORUZ?
Öğrenilen ve öğretilebilen sosyal bir beceri olan ‘hayır’ diyebilmek, eksikliği durumunda çağımızın en yaygın psikolojik sorunlarından biri olan “hayır diyememe hastalığını” da beraberinde getiriyor. Kişileri hem özel hem sosyal yaşantısında zor durumda bırakan, istemediği durum ve olaylar içerisine sürükleyen bu durumun nedenlerini, kişi üzerindeki etkilerini ve izlenmesi gereken yolları Psikolog, Çift ve Aile Terapisti Ceren Yağcıköseoğlu ile konuştuk.
1. “Hayır diyememek” ne demek? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Maalesef çoğu insanın zorlandığı bir konu ‘hayır’ diyememek. Ne oluyor da problem haline geliyor, belki de bunu netleştirmek gerekiyor. Çünkü ‘evet’ gibi ‘hayır’ da çok normal bir cevap, verdiğimiz sağlıklı bir tepki. Peki ne oluyor da biz ‘hayır’ demekte zorlanıyoruz ve bu bir problem haline geliyor?
Kişi ‘hayır’ demekte zorlandığı zaman karşı taraftan bir beklenti ve istek olması gerekir. Kişi; içinde bulunduğu koşullarda karşı taraf yanlış anlamasın, kırılmasın, ilişkiye zarar gelmesin diye istemediği halde zorunlu olarak ‘evet’ cevabını vermek zorunda kalıyor. Böyle durumlarda aslında ‘hayır’ diyememe problemi ortaya çıkıyor.
2. Peki, kişi ‘hayır’ diyemediğinde neler yaşıyor?
Genelde danışanlarımız bize şöyle anlatır:
“Yapmak istemiyorum; sadece karşımdaki kişi üzülmesin, aramızdaki ilişki bozulmasın, yanlış anlaşılmayayım, kötü bir insan olmayayım diye kabul ediyorum.”
Maalesef toplumda böyle bir etiket var: Hep “iyi” olmak, “iyi bir insan” olarak görünmek istiyoruz. Bu yüzden insanlar bazen ‘hayır’ diyemediği için kendisine haksızlık ettiğini fark edemiyor, kendilerini kötü hissediyor ve sırf bu yüzden karşı tarafın isteklerini yapmak durumunda kalıyorlar.
3. Bu durumun bir problem olduğunu nasıl anlarlar?
Bunun bir problem olduğunu bize genelde şöyle ifade ediyorlar:
“Ben karşımdakinin her istediğini yaparım ama benim isteklerim söz konusu olduğunda o benim isteklerimi yapmaz, beni göz ardı eder, bana kendimi değersiz hissettirir.”
‘Hayır’ diyemeyen insanlar genelde böyle durumların içinde olan ve böyle hisseden kişilerdir. Kişi bir kere ‘hayır’ diyemediğinde karşıdaki kişinin talepleri artacaktır. Bir kere ‘hayır’ diyemedi ama bundan sonra demek istiyorsa, ‘hayır’ dediğinde nasıl bir tepki ile karşılaşacağı konusunda ciddi bir endişe duyar.
4. Hayır diyemeyen kişiler nasıl kişilerdir?
Bu kişiler genelde şu özelliklere sahiptir:
-
Terk edilmekten, yalnız kalmaktan, sevilmemekten ve ilişkiyi kaybetmekten korkan kişilerdir.
-
Biraz kırılgan olan, öyle bir ortamda büyüyen, küçük yaşlardan itibaren kendisini ifade etmekte zorlanan ve buna fırsat verilmeyen kişilerdir.
-
Mükemmeliyetçi veya toplumsal baskı hissedenlerdir. Maalesef kültürümüzün getirdiği “El alem ne der? Duygularımı ifade edersem insanlar ne düşünür? İstemediğimi söylersem nasıl algılanırım?” kaygısıyla büyüyen bireylerdir.
-
İlişkinin tüm sorumluluğunu üstlenenlerdir. Sanki kendisi karşı tarafı rahatsız edecek bir şey yaptığında bütün ilişki bitecekmiş gibi düşünürler.
-
Önceliği her zaman karşı tarafa veren, kendisini arka plana atan ve “herkes beni sevsin” beklentisi içinde olan kişilerdir.
5. Kişilerin izlemesi gereken yol nedir? Hayır diyebilmenin yolları nelerdir?
Sevgisiz veya yeteri kadar değerli hissetmeden büyüdüysek öncelikle buradaki duygulara iyi bakmak lazım. Bu bizimle mi ilgili, yoksa karşı taraf mı bize bunu hissettiriyor? Bu ayrım çok önemli ve tam olarak terapide çalıştığımız konudur.
Bunun dışında günlük hayatta uygulanabilecek yöntemler şunlardır:
-
Durum ile Kişiyi Ayırt Edin: Karşı tarafa ‘hayır’ dediğinizde bu cevap o kişinin şahsına değil, o anki duruma verilen bir tepkidir. Reddetme cevabı verdiğinizde o durumun size o an uygun olmadığını ifade etmiş olursunuz.
-
Cümleye Olumlu Duygu veya Niyetle Başlayın: Bir talep geldiğinde doğrudan sert bir reddediş yerine, “Bunun olmasını çok isterdim…” veya “Gerçekten katılmayı çok isterdim ancak…” şeklinde başlayabilirsiniz.
-
Alternatif ve Seçenek Sunun: Kendi sınırlarınızı koruyarak esneklik payı bırakın. Örneğin; “Bu şu an benim için hiç uygun değil, istersen senin için başka bir güne erteleyelim.” diyerek pratiğinizi geliştirebilirsiniz.





